SUÇLAR: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz istemi; sanığın psikolojik sebeplerle firar ettiğine, sanığın askerliğe elverişli olmadığına dair raporu olduğuna, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini de kapsadığına, sanığın eylemlerinin tek bir suç oluşturduğuna, kuşkudan sanık yararlanır ilkesinden faydalanması ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçu açısından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmaması ve GATA Komutanlığının 29.04.2016 tarihli ek raporunda sanığın cezai ehliyetine ilişkin suç tarihlerini kapsar mahiyette görüş bildirilmiş olması karşısında, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan incelemede; sanığın bağlı olduğu Birlik tarafından 27.04.2015 tarihinde Ankara Etimesgut Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edildiği, hastanece tedavisi sonrası aynı gün Birliğine sevk edilmesine rağmen hastaneden firar ettiği, sanığın 05.05.2015 tarihinde kendiliğinden Bandırma Askerlik Şubesine geldiği, firari olduğunu belirterek sevkinin yapılmasını talep ettiği, Askerlik Şubesi tarafından sevki yapılan sanığın, yol süresi sonunda 08.05.2015 tarihine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve 21.05.2015 tarihinde polis ekiplerince yakalanarak Bandırma Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edildiği, yine yol süresi verilerek sevk edilen sanığın 24.05.2015 tarihine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, akabinde hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden 29.06.2015 tarihinde Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanan ve sevki sağlanan sanığın, 02.07.2015 tarihine kadar Birliğine katılmayarak firar eylemini yineleyerek ve 26.07.2015 tarihinde yakalandığı ve Askerlik Şubesi tarafından yol süresi verilerek Birliğine 27.07.2015 tarihinde sevk edildiği, 30.07.2015 tarihine kadar Birliğine katılış yapması gereken sanığın katılış yapmayarak, 20.08.2015 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katılış yaptığı, anlaşılmıştır.

Sanık hakkında iki ayrı firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle ayrı ayrı kamu davası açılmıştır.

Açılan kamu davaları (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/132 Karar sayılı ve aynı tarihli ve 2016/108 Esas, 2016/131 Karar sayılı bozma ilâmları üzerine (Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 2016/560 Esas sayılı kararıyla birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi sebeplerle suça konu eylemleri gerçekleştirdiğini ve atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

GATA Komutanlığının, 11.01.2016 ve 409 sayılı sağlık kurulu raporuyla tekrarlayan uyum bozukluğu teşhisi konan sanığın askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiştir.

GATA Komutanlığının 29.04.2016 tarihli ek raporunda; sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2. maddesinden faydalanamayacağı belirtilmiştir.

Uludağ Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının, 25.03.2016 tarihli yazısında sanığın herhangi bir başvurusunun bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.

Bandırma İlçe Devlet Hastanesinin 05.04.2016 tarihli yazısı ekinde sanığın gördüğü tedavilere ilişkin epikriz raporlarının çıktıları gönderilmiştir.

Sanığın, 05.05.2015 tarihinde kendiliğinden Bandırma Askerlik Şubesi Başkanlığına geldiğine dair tutanak, 21.05.2015 tarihinde yakalandığına ve aynı gün Birliğine sevk edildiğine dair tutanak, Eğirdir Askerlik Şubesi Başkanlığının 30.03.2016 tarihli yazısı, 29.06.2015 tarihli yakalama tutanağı ve aynı tarihli sevk belgesi dosya kapsamında mevcuttur.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihlerinde askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın, 3 ayrı yakalanmakla ve 2 ayrı kendiliğinden gelmekle son bulan firar suçlarını işlediği belirlenmekle, atılı suçlara konu eylemlerinin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında ayrı ayrı bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

(Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/132 Karar sayılı, aynı tarihli ve 2016/108 Esas 2016/131 Karar sayılı bozma ilâmlarına konu (Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/236 Karar sayılı ve 19.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/235 Karar sayılı mahkûmiyet kararlarında, sanık hakkında iki ayrı erteli 10 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükümlerin sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezalar üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin ilğili fıkrasına "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak infazının (Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/236 Karar sayılı ve 19.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararlarıyla hüküm altına alınmış erteli 10 ay hapis cezası ve erteli 10 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.