Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İskenderun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/298 Esas, 2014/439 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2018/2957 Esas, 2020/6289 Karar sayılı kararı ile; "Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 26.03.2013 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanında kimlik bilgileri üzerinde fiziksel ya da kimyasal yöntemlerle silinti, kazıntı yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulgunun tespit edilemediğinin, tahrifen fotoğraf değişikliği yapıldığının ve belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirtilmesi, ancak belgede soğuk mühür izinin bulunup bulunmadığı yönünde ayrıntılara yer verilmemesi ve belgenin mahkemece duruşmada incelenmemiş olması karşısında; belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olup, suç konusu nüfus cüzdanı aslı getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazdırılması, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatma niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde suça konu belge aslının dosya içerisinde bulundurulması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2021/86 Esas, 2021/95 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi ile 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

Sanık ...'in temyiz isteği; suça konu belge üzerinde fotoğraf değişikliği dışında herhangi bir değişiklik yapmadığına, sahte olarak düzenlenmiş bir belgenin olmadığına, bu nedenle atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.

1.Sanığın içerisinde bulunduğu aracın Belen İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarınca durdurulduğu, yapılan kimlik kontrollerinde sanık ...'in suça konu A.A adına olan ancak üzerinde kendisine ait fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği, sanığın çeşitli suçlardan dolayı hakkında arama kaydı bulunduğu,

2. Sanık ... savunmasında; atılı suçu tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Mahkeme tarafından sanık ...'in tevil yollu ikrar içeren savunması, tahrifen fotoğraf değişikliği yapılmak suretiyle oluşturulmuş suça konu belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğuna dair bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.