Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst sınırdan ayrılmadan hüküm kurulmasının ve cezanın 3 yılın altında bırakılmamasının gerekmesine, şartları oluşmadığı halde erteleme kararı verilmesine, nakil aracı hakkında hüküm kurulmaması ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; hükmün bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Suç tarihinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ye ait ve ...'nin sevk ve idaresinde yanında yolcu olarak sanığın bulunduğu kamyon cinsi araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasa bölümünde bulunan ev eşyalarının arasında 3 adet çuval içerisinden toplam 200 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında; sigaraların kendisine ait olup Ankara'da çalışan tanıdık ve akrabalarına vermek için satın aldığını, satmak gibi bir niyetinin olmadığını beyan etmiştir.
Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarında ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerinin "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır.
Nakil aracı ile ilgili iddianamede müsadere talebi ve sicili üzerinde tedbir şerhi bulunmadığı, mahkemece de bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanık hakkında hapis cezası ve adlî para cezası tayin olunması karşısında, ertelemeye ilişkin paragrafın sonuna "verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5327 sayılı Kanun) 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine" yazılması suretiyle adlî para cezasının da ertelendiği kanaati oluşturulması,
2.5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratlarında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün,
1.Ertelemeye ilişkin paragrafında bulunan "cezasının" ifadesinden önce gelmek üzere "hapis" ifadesinin eklenmesi,
2.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; "ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği" ihtaratının başına "5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince" ifadesinin, yine "denetim süresinin iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı" ihtarının başına "5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.