HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilerek yanıltması sebebiyle katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde kabul edildiği, diğer temyiz edenlerin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların temyiz istekleri; orman içine yerleşme gibi bir kasıtlarının olmadığına, asılsız ve kasıtlı şikâyet edildiklerine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların lehine indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, suç konusu yerde bulunan yapılar hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, ormanlık alanda tek katlı bir su deposu ve etrafında kısmen yıkılmış eski çit kazık parçalarının görülmesi üzerine sanıklar hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.
Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklar savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin ... ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir.
Suç konusu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki su deposu ve çit kazıklar hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Karar başlığında suç tarihinin "19.06.2013" yerine, "12.07.2013" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Suç tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işlediği sabit kabul edilip haklarında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.