Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 2013/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 2013/471 Karar sayılı kararının sanık, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2017/8051 Esas, 2019/10066 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık kararı temyiz ettiğine dair dilekçe vermiştir.

Sanık ile katılanın önceye dayalı tanışıklıklarının olduğu, sanığın, olay tarihinde katılana gelerek icrada satılacak bir aracı icra öncesi çok ucuza alabileceği yönünde güven vererek katılanı ikna ettiği, katılan tarafından sanığın kendisine verdiği temyiz dışı sanık Şenol Kütük'ün hesabına 52.000,00 TL yatırıldığı, söz konusu paranın temyiz dışı sanık tarafından çekilerek sanık ...'e verildiği, paranın yatırılmasından sonra katılanın bir daha sanığa ulaşamadığı ve şikayetçi olduğu olayla ilgili olarak açılan kamu davasında; sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş ise de; Mahkemece sanık ve temyiz dışı sanık savunmaları, katılan beyanları, dosya arasında bulunan dekontlar ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.