SUÇLAR: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Adli müşavirin temyiz istemi; suç tarihinde Jandarma er olan sanık hakkında görevli olmayan mahkemece mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Uzm.J.Il.Kd.Çvş ...'ın mıntıka yapılması amacıyla sanık J.Er ...'un da aralarında bulunduğu bir grup askeri mıntıka yapılacak alana götürdüğü, bu esnada ...'ın kamuflaj düğmelerinin açık olduğunu tespit ettiği, ...'nin ...'ı kamuflaj düğmelerini iliklemesi, yakasını kapatması ve kamuflajını pantolonun içeri sokması konusunda uyardığı, ...'ın havanın sıcak olduğunu gerekçe göstererek kamuflaj düğmelerini iliklemediği, ...'nin, ...'a kamuflaj düğmelerini iliklemesi, yakasını kapatması ve kamuflajını pantolonunun içine sokması konusundaki emrini tekrarladığı ancak ...'ın "iliklemeyeceğim, iliklersem mıntıkaya gitmem" diyerek emri yerine getirmediği, bunun üzerine ...'nin, ...'ın üzerine yürüyerek eliyle göğüs kısmına vurup, tutarak iteklediği, bunun üzerine ...'ın ...'ye erkeksen bir daha vur dediği ve hizmet binasına doğru geri döndüğü, nizamiyeden içeri girerken yüksek bir sesle ...'yi kastederek g.tü yemedi bir kez daha vurmaya, g.tü yiyorsa vursaydı şeklinde söylemde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar ve üste hakaret suçlarından 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87/1 inci maddesinin ikinci ve 85/1 imci maddesinin birinci cümleleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında özetle; Uzm. Çvş. ...'ye hakaret etmediğini, ancak "iliklemeyeceğim, iliklersem mıntıkaya gitmem" şeklindeki ifadeyi kullandığını beyan etmiştir.
Katılan ... ve usulüne uygun olarak yeminli beyanlarına başvurulan tanıklar ..., ... ve ...'in ifadeleri dava dosyasında mevcuttur.
GATA Sağlık Kurulunun 17.03.2016 tarihli ve 4029 sayılı raporunda; geçirilmiş madde kullanım bozukluğu tanısı konan sanığın suç tarihinde ve halen askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir.
GATA Komutanlığı Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 31.03.2016 tarihli adli raporunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. ve 34 üncü maddelerinden yararlanamayacağı tespitine yer verilmiştir.
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan mıntıka temizliğine gitmesi yönündeki emri sözle reddetmek ve emri yerine getirmemek şeklinde gerçekleşen emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu ve sanığın üstü konumunda olan katılana yönelik olarak g.tü yemedi bir kez daha vurmaya, g.tü yiyorsa vursaydı şeklinde sarfettiği sözlerin toplum içerisinde katılanı alçaltıcı ve haksız nitelikte olduğunun kabulüyle üste hakaret suçuna konu eylemlerinin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Her iki suç yönünden kısa kararda hükmedilen hapis cezasının yarısı kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına karar verilmesine karşın; gerekçeli karar içeriğinde hükmolunan hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına karar verildiğinden bahsedilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karışıklığa sebep olunması,
2.Üste hakaret suçuna ilişkin, 1632 sayılı Kanun'un 85/1 inci maddesinin birinci cümlesinde yer alan "Bir amire veya üste hakaret eden üç aydan bir seneye kadar hapis cezası ile,..." şeklindeki düzenlemede suçun alt sınırının 3 ay hapis cezası olduğu ve Mahkemece alt sınırdan ceza verildiği belirtilmesine karşın temel cezanın 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adli Müşavirin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle
BOZULMASINA,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.