Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Askeri savcının temyiz istemi; atılı suç sübuta erdiğinden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanığın Kıbrıs 39. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaparken facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde askeri kıyafetli fotoğraflarını paylaştığı maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
Sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87/1 inci maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında özetle; fotoğraflarını yayınladığını kabul ettiğini ancak bu suretle birliğin disiplinini ağır ölçüde ihlal etmediğini beyan etmiştir.
Kıbrıs/... 2. Mekanize Piyade Tabur Komutanlığının 07.01.2016 tarihli, PER:
10347492-1500-27 - 16 ve "Disiplin" konulu yazısı, söz konusu yazıya ilişkin emrin sanığa tebliğ edildiğine dair bila tarih tebellüğ belgesi ve cep telefonu kullanım esaslarına ilişkin 319 numaralı günlük emrin 23.06.2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiğine dair yazı dosya kapsamında mevcuttur.
(Kapatılan) Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 04.04.2013 tarihli ve 2013/35 Esas, 2013/32 Karar sayılı kararında da ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere, sosyal paylaşım siteleri ve internet üzerinden askeri fotoğrafların paylaşılmayacağına dair, Birlik Komutanlığınca tebliğ edilen emrin, birlik disiplini ve güvenliğinin sağlanması için istihbarata karşı koyma amaçlı getirilmiş hizmete ilişkin bir emir olduğu hususunda kuşku bulunmamakla birlikte emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşumu için hizmete ilişkin bir emrin varlığı, bu emrin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması, emrin hiç yapılmamış olması ve suç kastıyla hareket edilmiş olması gerekmekte olup; suça konu emrin sanığa tebliğine ilişkin belgede tarih bulunmadığı, sanığa suç tarihinden sonra tebliğ edilen emirlerin ise cep telefonu kullanımına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, 07.01.2016 tarihli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili emrin sanığa suç tarihinden önce yazılı veya sözlü olarak tebliğ edildiği hususu şüpheli kaldığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken; atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı şeklindeki hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmesinin sonucu itibarıyla doğru olduğu belirlenmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, askeri savcının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle askeri savcı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden askeri savcının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.