Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesi uyarınca hakaret suçu yönünden hükmün temyiz edilebilir olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli 2016/343 Esas, 2017/744 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine,
2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararıyla beraat hükmü kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 8.840,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın hakaret kastıyla hareket etmediğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde yapılan yol uygulamasında durdurulan ve yapılan kontrolde alkollü olduğu tespit edilen sanığın araçtan inmesi istendiğinde polis memurlarına hitaben "çakallar" demek suretiyle hakaret ettiği iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin somut bir fiil yada olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturmadığı ve sanığın hakaret etme kastıyla hareket etmediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Sanık savunması, katılanlar ve mağdurların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3. CD inceleme tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın görevli polis memurlarına yönelttiği "çakal" şeklindeki sözle kamu görevlilerinin ..., ... ve haysiyetlerini aşağıladığından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., ... ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., ..., ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın polis memurlarına yönelttiği sözün, muhatabın ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.