HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ...'in temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin temyizi yönünden; 1412 sayılı Kanunu’nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.03.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/327 Esas, 2014/422 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/327 Esas, 2014/422 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/37937 Esas, 2017/29324 Karar sayılı kararı ile atılı suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında delillerin değerlendirilmesi görevinin Ağır Ceza Mahkemesinde olması sonucu görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamı uyarınca görevsizlik kararı verilmesinin ardından Ağır Ceza Mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlığının Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından karara bağlanmıştır.
4. Uzlaştırma yoluna gidilmiş, uzlaştırmanın sağlanmadığına dair rapor dosyaya alınmıştır.
5. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/335 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... temyiz dilekçelerinde özetle; suçla alakası olmadığı, olay yerinden yüzlerce kilometre uzakta olduğu, sanık ...’ın kendi adını üç ayrı dosyada kullandığı, gerekçeleri ile ve re’sen görülecek nedenlerle hükmün bozulmasını ve beraatini istemiştir.
1. Kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan kimliği meçhul şahsın, katılanları arayarak, katılan ...’nin 5.570,00 TL'nı sanık ... adına İskenderun PTT şubesine havale etmesini, katılan ...’nin ise 38.550,00 TL’nı sanık ... adına İskenderun Garanti Bankasına havale etmesini sağladığı, iddianame kapsamındaki sanıklar ..., ... ve Serkan Özer'in birlikte hareket ettikleri iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanıklar ... ve ... özetle, suçlamaları reddetmiş, sanık ... özetle, önceden tanıdığı sanık ...'in kendisini sanık ... ile tanıştırdığı ve ...'in hakkında icra takibi olması nedeni ile sanık ...'ın hesabına para gönderilmesini istedikleri, PTT'den parayı sanık ... ile birlikte çektiği ve ...'e verdiği, Garanti bankasından ise parayı çekerek sanıklar ... ile ...'e verdiğini, dolandırıcılık olduğunu bilmediğini savunmuştur.
3. Dosyadaki polis tutanaklarında PTT'den temin edilen kamera görüntülerinin incelenerek iki şüpheli şahıstan birinin sanık ..., diğerinin sanık ... olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece temyiz dışı diğer iki sanık ile birlikte, sanık ... hakkında da yukarıda açıklandığı şekilde hükümler kurulmuştur.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık müdafiinin yüzüne 20.02.2020 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.03.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'nın Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...'nın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/335 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.