Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkmesi kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro çalışması sonucunda, Giresun ili Tirebolu ilçesi Danışman Köyü çalışma alanında bulunan Kara Orman Mevkii 101 ada 1 parsel sayılı 84902,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 20.10.2008 tarihinde,orman vasfıyla Hazine adına tespit ve bu tespitin itirazsız kesinleşmesi üzerine 03.09.2009 tarihinde tespit gibi tescil edilmiş; aynı yer Mursal Mahallesi çalışma alanında bulunan Killik ... Mevkii 168 ada 2 parsel sayılı 7140,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 25.06.2009 tarihinde, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve bu tespitin itirazsız kesinleşmesi ile 12.10.2009 tarihinde tespit gibi tescil edilmiş ve yine aynı yer ... mevkii 101 ada 1 parsel sayılı 2.388.833,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Giresun ili Tirebolu ilçesi Danışman Köyü 101 ada 1 sayılı orman parselinin 15.07.1957 tarihinde ... ve ... tarafından dedesi ... ’a satıldığını, çocukları arasında yaptığı taksimle taşınmazın babası ... ’a isabet ettiğini, ölümüyle de mirasçılar arasında yapılan taksimle taşınmazın kendisine kaldığını, kan davası nedeniyle ilginemediğinden taşınmazı çalılık kapladığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu edilen 3544,36 m2 lik kısmın dava dışı 168 ada 2 parsel içinde kaldığının tespit edilmesi üzerine davacı ..., Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/333 Esas sayılı dosyası ile bu davada dava dışı parselde kaldığı belirlenen kısım hakkında da tapu iptal ve tescil davası açmış ve bu dosya 14.02.2013 tarihinde eldeki davayla birleştirilmiştir.

Müdahil ... Yanık müdahale dilekçesinde; dava konusu 168 ada 2 parsel sayılı ... sınırları içinde kalan taşınmazı, Danışman Köyü muhtarı ve azalarının imzası ile satın alındığı iddia edilse bile ... Köyü sınırlarındaki yerin Danışman Köyü ihtiyar heyetince imzalanmasının satış sözleşmesinin geçersizliğini gösterdiğini, onay yetkilerinin olmadığını, bu yerlerin miras bırakanlarından kendilerine kaldığını ileri sürerek, davacının davasının reddi ile katılma talebinin kabulünü talep etmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince verilen, asıl davanın, birleşen davanın ve müdahilin davasının reddine ilişkin hüküm, davacı ...’ın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; " dava konusu Danışman Köyü 101 ada 1 ve Mursal Köyü 168 ada 2 parseller yönünden davacının temyiz itirazlarının zilyetlik koşullarını sağlamadığından hükmün onanmasına karar verildikten sonra, davacının Mursal Köyü 101 ada 1 parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden, taşınmaz kadastro mahkemesinin 2009/263 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan davanın açıldığı tarihte bu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşmediği, bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği " gerekçesiyle bozulmuş ve davacı ...’ın karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmiştir.

Bozma sonrası Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu Giresun ili Tirebolu ilçesi Mursal Köyünde kain 101 ada 1 parsel yönüyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ve devamı maddeleri uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde görevli Espiye Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu Giresun ili Tirebolu ilçesi Danışman Köyünde kain 101 ada 1 parsel ile, Mursal Köyünde kain 168 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davada verilen hüküm Yargıtayca bozma ilamı dışında bırakılarak onanmak suretiyle kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmeksizin 23.10.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosya Espiye Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemenin 2015/27 Esas numarasını almıştır.

Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dava konusu Mursal Köyü 101 ada 1 parselin davalı olduğundan şeklen kadastro tutanağı kesinleşmemiş olsa da davalı olduğu belirtilen davada dava konusu olmadığına karar verilerek tutanağın kesinleşmesi için tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, dava konusu taşınmaz zaten orman vasfında olduğundan Espiye Kadastro Mahkemesi 2013/70 Esas sayılı dosyada davacı olan Orman İdaresi tarafından dava konusu etmesinin menfaatine uygun düşmeyeceği, kadastro mahkemesinde bu taşınmaz için 1 aylık süre içinde açılmış başka dava bulunmadığı, dolayısıyla esasen kadastro tutanağının kesinleştiğinin kabulü gerekeceği gerekçesiyle davanın, mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanmasına karar verilmiş ve karar düzeltme yoluna başvurulmadığından kararın 09.12.2018 tarişhinde kesinleşmesi üzerine dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki esas sırasına kaydedilmiştir.

İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " ... tüm dava dosyası kapsamına göre, dava konusu edilen yerin üzerinde 10 - 20 yaşlarında kestane, 8 - 25 yaşlarında kızılağaç, 5 - 20 yaşlarında titrek kavak, 10 - 15 yaşlarında bakımsız fındık plantasyonları ve ormangülü, eğrelti, orman sarmaşığı gibi orman altı flora elemanlarının bulunduğunun, alanın etrafında bulunan orman parselinden ayırıcı kadim bir unsur ile ayrılmadığının ve orman bütünlüğü içerisinde kaldığının, taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları incelemesinde, 74 adet 25 - 70 yaşlarında kestane ve 10 - 30 yaşlarında kızılağaçların yer aldığının ve bitişiğindeki ormanlık alanlarla bütünlük oluşturduğunun ve yasalar karşısında orman sayılan yerlerden olduğunun, taşınmaz üzerinde zilyetlik koşullarının da oluşmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun( 6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.