SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 Tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/248 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
2.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, bu nedenle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan ...'ın, katılan ...'ün borcuna karşılık kendisine verdiği dava konusu çeki bankaya ibraz ettiğinde, keşideci imzasının banka kayıtlarında imza ile uyuşmadığı gerekçesi ile ödememe yapılmaması üzerine yapılan şikayetle başlatılan soruşturma sonucunda sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; katılan ... çeki kendisine araba alım satımı nedeniyle sanık ...'ın beyan ettiği, sanık ...'ın çekte keşideci olarak görünen Kural Ltd.Şti yetkilisi olarak bildiği sanık ...'den çeki aldığını, sanık ...'in bilgisi dahilinde doldurarak kullandığını savunduğu, sanık ...'nin çeki kendisinin sanık ...'a verdiğini, şirket yetkilisinin ablası olan sanık ... olduğunu, kendisine işlerin takibi için vekaletname verdiğini, sanık ...'tan araaba satın aldığını, sanık ...'un borcunu istemesi üzerine kendisinin de iş yerinde olmaması nedeniyle oradaki çalışanları arayarak boş bir çek vermelerini ve sanık ...'a da çeki ablasına doldurtmasını söylediğini, işlerinin acele olması nedeniyle sanık ...'un kendisinin doldurduğunu, çekin sahte olmadığını beyan ettiği, sanık ...'in ise işleri kardeşi olan sanık ...'in yürüttüğünü, ona vekaletname verdiğini, çekteki imzadan haberdar olmadığını savunmuş, dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre, çekteki keşideci imzası ve birinci ciranta imzasının sanık ... ve sanıklar ile katılanların eli ürünü olmadığının tespit edildiği belirtilmiş, Mahkemece sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sanıklar savunması, bilirkişi raporu, katılan beyanları e tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, diğer suçlar yönünden sanıklar hakkında beraat kararları verilmiştir.
A.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan ve sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında, önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği ve rızanın açık veya zımni olabileceği gözetilerek, somut olayda, sanık ...'nin kendisine verilen vekaletname ile işleri yürüttüğünü belirtmesi, dosya arasına getirtilen vekaletname incelendiğinde, sanık ... tarafından Bursa 16. Noterliğinin 15.02.2013 tarihli ve 08031 numaralı vekaetname ile sanık ...'ye iş yeri faaliyetlerini yürütebilmesi için vekaletname verildiğini anlaşıldığı, söz konusu vekaletname incelendiğinde sanık ...'in çek ve senet düzenlemeye ilişkin olarak da yetkilendirildiği, bu yetki kapsamında sanık ...'a boş olarak çek verdiği ve çekin sanık ... tarafından düzenlenmesine rıza gösterdiği anlaşıldığından, sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan ve sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 Tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/248 Karar Sayılı Kararı sayılı kararlarında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 Tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.