SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Temyizin kapsamının hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2017/260 Esas, 2020/114 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,

1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

3. Her iki suçtan hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,

Karar verilmiştir.

1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, mağdur ...'ın suçtaki mağduriyetinin nitelendirilmemesine ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı işlenmesine karşın sanık hakkında kurulan hükümde 43 üncü maddenin değerlendirilmemesine yöneliktir.

2. Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın hakaret suçunun yanı sıra "senin ananı avradını sinkaf edeceğim" ifadesinden dolayı ayrıca tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

Sanığın, iş yerine rutin kontrol amacıyla gelen ve içeri girmek isteyen polis memuru ...'ın yakasından tutup "İçeri giremezsiniz." diyerek polis memurlarına yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, aynı gün akşam saatlerinde iş yerine gelen polis memurlarından katılan ...'ı kahvehanede görmesi üzerine katılana hakaret edip, basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanık savunması, mağdur ve katılan beyanları, tanıklar H.K., B.E., İ.Ö. ve A.B.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Mağdur ...'ın aşamalardaki beyanı, tanık A.B.'nin anlatımı, başka suç nedeniyle katılan sıfatı bulunan ...'ın 29.05.2013 tarihli duruşmadaki beyanında, gece yaşanan olayda sanığın kendisine bir şey yapmadığını ifade etmesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, görevi yaptırmamak için direnme eyleminin yalnızca mağdur ...'a yönelik olduğu anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görülmeyip, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın tevilli ikrar içeren savunması, mağdur ...'ın beyanı, polis memurları E.Y. ve A.B.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, O yer ve Üst Cumhuriyet savcıları tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.