HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi

Üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren fuhuş suçundan dolayı İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi nedeniyle fuhuş suçundan kurulan hükmün temyize tabi olduğu anlaşılarak, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 19.04.2018 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak dosya görüşüldü:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.03.2018 tarihli kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/203 Esas, 2017/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ;kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda iddianamede belirtilen delillere yer verilmediği, bu kapsamda iddianamede belirtilen delillerin "yeni delil" mahiyetinde bulunduğu ve bu şekilde usulüne uygun şekilde açılmış bir kamu davasının varlığının kabul edilmesinin gerektiğine ve kovuşturma şartının da gerçekleştiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mesul müdürlüğünü yaptığı otelde fuhuş suçu için aracılık ve yer temin ettiği iddia olunmuş, İlk Derece Mahkemesince; sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, yabancı uyruklu bayanların otelde kaldığını, fuhuş yapılmasına izin vermediğini ifade etmiş ise de; talimat ile alınan tanık beyanları incelendiğinde, söz konusu otelde ikamet eden bayanlar ile ilişkiye girmek için otele geldiklerini, otele girişlerinin sanığın bilgisi dışında olamayacağını, bu şekli ile sanığın tanıkların otele yabancı uyruklu bayanlar ile ilişkiye girmek için girmelerine müsaade ettiği gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Elektronik imza ile imzalanan 19.02.2016 tarih ve 2015/13282 Soruşturma, 2016/1331 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başkaca hiçbir işleme gerek olmaksızın hukuken geçerli bir ceza muhakemesi işlemi niteliğindedir. Bir diğer anlatımla, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden sistemi üzerinden yapacağı "onay" veya "iade" işleminin söz edilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar üzerinde hukuken herhangi bir tesiri de olmayacaktır. Cumhuriyet savcılarının ceza muhakemesi yürütürken kullandığı yetki 5217 sayılı Kanun'dan ... ve asli nitelikte bir yetkidir; Cumhuriyet başsavcısına veya vekiline niyabet etme niteliğinde değildir.
Bu itibarla, kovuşturmaya yer olmadığı kararının hukuken geçerli olduğu belirlendikten sonra ikinci olarak “aynı fiilden dolayı kamu davası açılma” şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gereklidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda dosya incelendiğinde; sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra iddianamenin Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı tarafından iade edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" hükmüne aykırı bir şekilde herhangi bir yeni delil elde edilmeden düzenlenen iddianameye dayanılarak hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki mahkumiyet kararı kaldırılmasına, karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2021/83 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Cumhuriyet savcısının, ceza muhakemesinde herhangi bir taraf ya da tarafın temsilcisi olmayıp kamu adına ceza muhakemesinin amaçlarının gerçekleştirilmesi için objektif davranmakla yükümlü kılındığı, tarafsız ve olabildiğince bağımsız olan Cumhuriyet savcısının yapmış olduğu tüm işlemlerin, nezdinde görev yapılan Cumhuriyet başsavcılığı adına yaptığı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet başsavcılığının düzenli, verimli ve uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlamak ve iş bölümünü yapmakla yükümlü olan Cumhuriyet başsavcısının, o yer yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları üzerinde gözetim ve denetim yetkisini haiz kılınmasının, Cumhuriyet başsavcılığının bir bütün olmasının sonucu olduğu, yine Başsavcının sahip olduğu yetkinin idari görevlerle sınırlı olmayıp adli görevleri de kapsadığı böylelikle Cumhuriyet başsavcılığı kararlarındaki yeknesaklığın sağlanması amaçlandığından, somut olayda; Cumhuriyet başsavcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararının yeniden değerlendirilmek üzere iadesi üzerine 23.02.2016 tarihli 2015/13282 Soruşturma, 2016/834 Esas numaralı iddianame ile usulüne uygun şekilde açılmış bir kamu davası olduğu gözetilmeden kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden açılan kamu davasının düşmesine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.