Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/202 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde, suç tarihi 06.10.2015 olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması suretiyle, imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte tahsiline,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 13.12.2019 tarih ve 2019/3032 Esas, 2019/2549 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme hükmü kurulup, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, yapı kayıt belgesine ilişkin eksik araştırma yapıldığına, temyiz dilekçesinin ekinde yer alan encümen ve komisyon kararlarının dikkate alınması istemine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, kaçak ve ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği, sanık savunması, 04.01.2012 tarihli yapı tatil tutanağı, 13.01.2012 tarihli tutanak içeriği, 09.04.2012 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi çerçevesinde, davaya konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi alınmış olduğunun, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 05.08.2019 tarihli cevabi yazı ve ekinde sunulan yapı kayıt belgesi çıktısından anlaşılmış olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılıp, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Sanık savunması, 04.01.2012 tarihli yapı tatil tutanağı, 13.01.2012 tarihli tutanak, 09.04.2012 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 05.08.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.