davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonundaYargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ... Kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Gürpınar Belediyesi vekili, Hazine vekili, ... mirasçısı ... vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro çalışmaları sırasında Van ili ... Köyü Çay mevkii 43 parsel sayılı 18.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak ... oğlu ölü ... adına çayır vasfıyla 10.5.1984 yılında tespit edilmiştir. Tespite ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğinden 17.11.1984 yılında kesinleşmiştir. Taşınmaz ayrıca 22.07.1970 tarihinde Toprak Tevzi Komisyonu Çalışmalarında 27 parsel olarak Muammerin işgalinde olduğu belirtilmek suretiyle çayır vasfı ile 17.500 m2 olarak Hazine adına tespit görmüştür. Bununla birlikte taşınmaz 1986 tarihinde DSİ tarafından yapılan kamulaştırma işlemleri sonucu ifraz görerek 63 parsel (göl sahası olarak DSİ adına) ve 64 parsel (ölü ... gürer adına) olarak ikiye ayrılmıştır. Ayrıca ifrazen oluşan 64 parsel 2005 yılında Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/27 Esas, 2004/153 Karar sayılı ilamı ile tekrardan kamulaştırılarak ifrazen 130 ada 1 parsel 131 ada 1 parsel olarak ikiye ayrılmış, bir kısmı ise yol olarak bırakılmıştır.

Kadastro çalışmaları sırasında Van ili ... Köyü Çay mevkii 44 parsel sayılı 16.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak ... köyü tüzelkişiliği adına çayır vasfıyla 10.5.1984 yılında tespit edilmiştir. Tespite ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğinden 17.11.1984 yılında kesinleşmiştir. Taşınmaz ayrıca 22.07.1970 tarihinde Toprak Tevzi Komisyonu Çalışmalarında 353 parsel olarak tablendikatif belgelerinin 14 üncü sayfasında kimin adına tescil edileceği belirtilmeksizin tarla vasfı ile ... köyü dışında olduğu belirtilmek suretiyle bırakılmıştır.

Kadastro çalışmaları sırasında Van ili ... Köyü ... mevkii 187 ada 1 parsel sayılı 51.069,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 09.11.1964 tarihli sıra nolu tapu kaydı ve toprak tevzii komisyonunun 1964 yılında yapmış olduğu 1 parsel numarası altında mera olarak sınırlandırıldığından 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi gereğince 03.12.2005 tarihinde mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Tespite ilan süresi içerisinde itiraz edildiğinden kadastro tutanağı kesinleşmemiştir. Taşınmaz ayrıca 05.7.1964 tarihinde Toprak Tevzi Komisyonu Çalışmalarında 1 parsel adı altında mera olarak köy tüzelkişiliği adına 397 dönüm 250 metrekare olarak tespit görmüştür.

Kadastro çalışmaları sırasında Van ili ... Köyü değelek mevkii 101 ada 1 parsel sayılı 332.734,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 09.11.1961 tarihinde toprak tevzi komisyonunun yapmış olduğu çalışmada 1 parsel numarası ile mera olarak sınırlandırılması yapılmış ve halen ... köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı anlaşıldığından 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi gereğince 03.12.2005 tarihinde mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Tespite ilan süresi içerisinde itiraz edildiğinden kadastro tutanağı kesinleşmemiştir. Taşınmaz ayrıca 05.7.1964 tarihinde Toprak Tevzi Komisyonu Çalışmalarında 1 parsel adı altında mera olarak köy tüzelkişiliği adına 397 dönüm 250 metrekare olarak tespit görmüştür.

Davacı ..., ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 43 parsel sayılı taşınmazın 17.11.1984 tarihinde tespitinin kesinleşmesinin ardından kamulaştırmalar sonucu ifrazen adına tapusu oluşan 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ve 187 ada 1 ile 101 ada 1 parseller yönünden mükerrer kadastro, tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik sebebine dayanmıştır.

Yargılama sırasında ... köyü tüzel kişiliği adına ... ve arkadaşları ... köyü 101 ada 1 ve 187 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ... köyüne ait mera olduğunu öne sürerek aidiyet iddiasıyla davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda ...'un davasının reddine, katılan davacıların talebi hakkında görevsizliğine, 101 ada 1 ve 187 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş, davacı ... tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.09.2012 tarihli 2012/4750 Esas 2012/6455 Karar sayılı kararı ile uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanun'un 22/1 inci maddesinden kaynaklandığı, temyize konu taşınmazlar hakkında yapılan kadastral işlemlerin ikinci kadastro olup olmadığının tespiti için ... ve ... köyüne ait kadastro paftaları getirtilerek yapılacak keşif sonunda taşınmazların tamamı veya bir bölümü hakkında mükerrer kadastroya tabi tutulup tutulmadığı kesin olarak belirlendikten sonra mükerrer kadastronun varlığı halinde tespiti daha önce yapılan ... köyündeki kadastro işleminin geçerli olduğu, ... köyündeki kadastro işleminin geçersiz olduğu dikkate alınarak, mükerrer kadastro olmayan taşınmaz bölümlerinin varlığı halinde taraf delilleri değerlendirilerek, toplanan ve toplanacak delillere göre karar verilmesi için bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ... tarafından açılan mükerrerlik talebine yönelik davası hakkında; ... köyü 43 parselin kamulaştırma sonucu ifrazından kaynaklanan teknik bir hataya rastlanılmadığı, mükerrer kadastro durumunun her iki köye de farklı tarihlerde giren Toprak Tevzi Komisyonlarınca belirlenen çalışma alanı sınırlarına farklı tarihlerde yapılan tesis kadastro çalışmalarında uyulması neticesinde kadastro paftalarında mükerrerlik meydana geldiği anlaşıldığından bilirkişi raporlarında belirlenerek mükerrerlik arz eden kısımlara ilişkin kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş, davacının satın almaya dayalı talebi yönünden ... Köyü 43 parsel ile ilgili kadastro çalışması 1984 yılında yapılarak taşınmaz ... oğlu Ölü ... adına tespit edilmiş olup tespite ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kadastro tutanağı 17.11.1984 yılında kesinleşmiştir. Davacının taşınmazı tespit maliki ... tarafından haricen ... Yüktaşır'a satıldığını, ... Yüktaşır isimli şahsın da taşınmazı ...'a sattığını, otarihten itibaren ... un zilyetliğinde olup ölümü ile mirasçılarının kullandığını belirttiği anlaşıldığından kesinleşen kadastro tutanağına karşı harici satıma dayalı talepler tapu iptal ve tescil davası olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, asli müdahil gürpınar Belediyesinin talebine yönelik olarak meranın aidiyetinin tespiti taleperi taşınmazın aynına ilişkin olmayan bu tür uyuşmazlıklarla ilgili davalara bakmak görevi Kadastro Mahkemelerine ait olmayıp görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm asli müdahil Gürpınar Belediyesi vekili, Hazine vekili, ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ... mirasçısı ... vekilinin, Hazine vekilinin ve Gürpınar Belediyesi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İl Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında "mükerrer kadastro olmayan taşınmaz kesimleri olması durumunda tarafların delilleri değerlendirilmeli,bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek" karar verilmesinin gerekliliği belirtilmiş olması karşısında Mahkemece, ... köyü 43 parsel sayılı taşınmaz ile ... Mahallesi 187 ada 1 parsel ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mükerrerlik oluşturan kısımlarının iptaline karar verilmiş; müteveffa davacı ... dava dilekçesi ile 187 ada 1 ve 101 ada 1 parseller üzerinde zilyetliğini sürdürdüğünü iddia ederek keşif sırasında da zilyet olduğu kısımları keşif heyetine göstermiş, bilirkişiler raporlarında bu kısımları harita üzerinde işaretlemişlerdir. Hal böyleyken Mahkemece mükerrer olmayan ancak kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet iddiasında bulunulan bölümler yönünden davacının taşınmazların mera olmadığı iddiasında bulunması karşısında mera özelliğinin bulunup bulunmadığının araştırılması, mera olmadığının anlaşılması halinde kadastro öncesi ve sonrası eklemeli zilyetlik sebebine dayanmış olması nedeniyle Toprak Tevzi çalışması yapılan 05.07.1964 tarihinden önceki döneme ilişkin zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.

O halde mahkemece kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılan 101 ada 1 ve 187 ada 1 parsel sayılı taşınmazların öncelikle, çekişmeli taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Toprak tevzi çalışmasının yapıldığı 1964 yılından 20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü'nden getirtilerk mera parsellerinin dava dışı bölümleri arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mahkeme hakiminin, taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi tutanağa aynen yansıtılmalı; taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında mera yönünden genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını ve taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden belirtilen tarihlerdeki hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliğini ve kullanım durumunu açıklayan rapor düzenlemesi istenmeli; taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin evveliyatının mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı düşünülmeli, mera olmadığının anlaşılması halinde üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla ne şekilde sürdürüldüğünü belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

S O N U Ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ... mirasçısı ... vekilinin sair, Hazine vekilinin ve Gürpınar Belediyesi vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davacı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

427,60 TL onama harcına temyiz eden Gürpınar Belediyesi'nden alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde dahili davacı ... mirasçısı ...'a iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.