HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2012/1358 Esas, 2013/775 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2012/1358 Esas, 2013/775 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/13635 Esas, 2017/11564 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

3. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/72 Esas, 2019/328 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık ...'in temyiz isteği; olayla bir alakasının olmadığına ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığın olayla bir ilgisinin olmadığına, ayrıca hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılanın olay tarihi olan 24.08.2012 günü cep telefonunun arayarak, kendisini emniyet amiri olarak tanıtan kişinin çeşitli hilelerle katılanı kandırarak, sanık ...'nın hesabına 18.960,00 TL yatırmasını sağladığı olayla ilgili olarak açılan kamu davasında; sanık ..., diğer sanık ...'in kendisine para geleceğini, kendisinin kimliğinin yanında olmadığını söyleyerek kendisinden TC kimlik numarasını istediğini, daha sonra bankaya giderek parayı çektiğini ve sanık ...'ye verdiğini savunmuş, sanık ..., sanık ...'i tandığını, aralarında bir husumet bulunmadığını, neden bu şekilde ifade verdiğini bilmediğini savunmuş, sanık ... yakalandığında üzerinden birçok telefon ve sim kart çıkmış, bu materyaller üzerinde yapılan inceleme; başka bir dolandırıcılık eylemini gerçekleştirirken çekildiği düşünülen bir video ele geçirilmiş, taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış, Mahkemece sanıkların savunmaları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sanıkların atılı suçları işledikleri kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

Sanıkların hileli hareketleri sonucu katılanın, sanık ...'ya ait hesaba 24.08.2012 tarihinde 18.960,00 TL para gönderdiği, aynı katılanın yine kendisini arayan aynı kişilerin hileli hareketleri sonucu 27.08.2012 tarihinde Ömer Demirel ve Nuriye Özkan'a ait hesaplara da para gönderdiği ve bu eylemle ilgili ayırma kararı verilerek Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/22745 sayılı dosya ile soruşturma yapıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı ancak; iş bu davanın geldiği aşama, davaların ayrı ayrı görülmesinin makul sürede yargılanma hakkına sağlayacağı yarar, birleştirilerek görülmesi hâlinde ise bu hakkın ihlaline neden olabilecek düzeydeki zarar ihtimali dikkate alındığında, bu soruşturmanın sonucunda dava açılmış olması ve koşulların oluşması hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca mahsup işleminin gerçekleştirilme imkânının her zaman bulunması karşısında Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususu ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.