SUÇLAR: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜMLER: Beraat
1.Üst yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin 1 aylık süre içerisinde olmadığı tespit edilerek aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
1.Üst yer Cumhuriyet savcısının temyizi istemi; sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Üst Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Üst yer Cumhuriyet savcısının 17.05.2016 tarihli hükmü bir aylık süresinden sonra 21.06.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Sanıktan ele geçirilen nüfus cüzdanındaki fotoğrafın değiştirilip sanığın fotoğrafının bu kimliğe monte edilmesi nedeniyle fiilin resmi belgeyi bozma, sanığın kolluk görevlilerine mağdurun kimlik bilgilerini söylemesi nedeniyle ise eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma olarak nitelendirilip her iki suçtan beraat hükümleri kurulmuş ise de; gerekçede de belirtildiği gibi sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.03.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Üst Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen bir aylık kanuni süre geçtikten sonra 21.06.2016 tarihinde üst yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, üst yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.