Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere, haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hesap miktarına yönelik temyiz itirazına gelince; karara esas alınan bilirkişi raporu, kaçak döneminde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve yürürlükte bulunan tarife kapsamında denetime elverişli ayrıntılı bir hesaplama yapmamıştır. Anılan bilirkişi raporunda, icra takip talebine konu tahakkuk miktarı açıklanmış ve soyut bir şekilde tahakkuk miktarının doğru olduğu belirtilmekle yetinilmiştir. Dava konusu icra takip tarihi 25.05.2007 olup, bu tarihteki takip talebinde alacak nedeni olarak 4 adet kaçak elektrik faturası gösterilmiştir. Buna karşın takipten sonraki tarihe ait olan 28.06.2005 tarihli komisyon kararı ile 2004/31627 nolu zaptın iptal edilerek kaçak dönemi olarak 10.03.2003 ile 30.03.2004 aralığı olduğuna karar verilmiştir. Takip tarihinden sonra davacı kurum tarafından kaçak dönemi değiştirildiğine göre bu değişiklik kapsamındaki tahakkuk miktarı ile takip talebine konu olan tahakkuk miktarının aynı olup olmadığı belirlenmelidir. Kurum komisyon raporu ile belirlenen kaçak dönemi bakımından, kaçak döneminde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve yürürlükte bulunan tarife kapsamında denetime elverişli ve ayrıntılı hesaplama yapılarak borç miktarının ve işlemiş faiz miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, davacı kurum tarafından belirlenen tahakkuk miktarına göre düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, davacıdan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.