SUÇLAR: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; sebep belirtmeksizin hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.
Yapılan incelemede; sanığın askerlik hizmetini ifa ettiği sırada 10.07.2018 tarihinde 20 gün yıllık izin ve 2 gün yol süresi verildiği, sanığın izin bitim tarihi olan 01.08.2013 günü sonuna kadar Birliğine katılması gerekirken, 01.08.2013 tarihinden itibaren peptik ülser tanısıyla Mardin Devlet Hastanesinden 3 gün istirahat raporu aldığı, bu şekilde 04.08.2013 tarihi gün sonuna kadar Birliğine katılması gerektiği ancak sanığın katılış yapmadığı, Mardin Devlet Hastanesinden almış olduğu rapor üzerinde tahrifat yaparak 3 gün olan istirahat süresini 10 gün olarak, 01.08.2013 tarihini de 02.08.2013 tarihi olarak değiştirdiği, ilgili raporu istirahatini memleketi Kızıltepe'de geçirmek istediğini bildirir 06.08.2013 tarihli dilekçe ile Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığına bildirdiği, ardından Kızıltepe Devlet Hastanesince parmak kırığı tanısıyla 12.08.2013 tarihinden itibaren 10 gün istirahat verildiğini gösterir rapor ile istirahatini memleketi Kızıltepe ilçesinde geçirmek istediğine dair dilekçeyi, Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığına bildirdiği ancak soruşturma aşamasında Mardin İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesince böyle bir rapor tanzim edilmediğinin bildirildiği, yine Mardin Devlet Hastanesince peptik ülser tanısıyla 21.08.2013 tarihinden itibaren 10 gün istirahat verildiğini gösterir rapor ile istirahatini memleketi Kızıltepe ilçesinde geçirmek istediğine dair dilekçeyi 21.08.2013 tarihinde Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığına gönderdiği, Mardin İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda da Mardin Devlet Hastanesince böyle bir rapor tanzim edilmediğinin bildirildiği, akabinde Mardin Devlet Hastanesince yine peptik ülser tanısıyla 30.08.2013 tarihinden itibaren 10 gün istirahat verildiğini gösterir rapor ile istirahatini memleketi Kızıltepe ilçesinde geçirmek istediğine dair dilekçeyi Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığına gönderdiği, soruşturma aşamasında Mardin İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda da Mardin Devlet Hastanesince böyle bir rapor tanzim edilmediğinin bildirildiği, bunların dışında yine Mardin Devlet Hastanesince peptik ülser tanısıyla 10.09.2013 tarihinden itibaren 10 gün istirahat verildiğini gösterir rapor ile istirahatini memleketi Kızıltepe ilçesinde geçirmek istediğine dair dilekçeyi Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığına bildirdiği, Mardin İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği tarafından Mardin Devlet Hastanesince bu şekilde bir rapor tanzim edilmediğinin bildirildiği görülerek bu şekilde bir süre izin tecavüzünde kalan sanığın 01.11.2013 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; atılı suçlamaları kabul etmediğini, sahte rapor düzenlemediğini, söz konusu raporları hastaneden aldığını beyan etmiştir.
Mardin Devlet Hastanesinin 11.12.2013 tarihli ve "soruşturma talimatı hakkında" konulu yazısı ekinde sanığa ait 2013 yılına ait istirahat raporları gönderilmiştir.
Mardin Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 16.01.2019 tarihli yazısı ve Mardin Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 25.03.2019 tarihli bilgilendirme yazıları dosyada mevcuttur.
A. İzin Tecavüzü Suçu Yönünden Yapılan İnceleme;
Sanığın 01.08.2013 tarihinden itibaren peptik ülser tanısıyla Mardin Devlet Hastanesinden 3 gün istirahat raporu aldığı ve 04.08.2013 tarihi gün sonuna kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bilahare 01.11.2013 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı göz önüne alındığında 05.08.2023 - 01.11.2013 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçunu işlediğinin kabulü gerekirken, sanığın 21.09.2013 - 01.2013 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçunu işlediğinin kabulüyle 1632 sayılı Kanun'un 6 hafta içinde kendiliğinden gelenlere ilişkin uygulama maddesi olan 73 üncü maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenmiş olup, “Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler,” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu olaya bakıldığında; yıllık izne gönderilen sanığın izin süresinin bitiminde dönmesi gereken tarihte Birliğine dönmediği ve aldığı raporların gerçeği yansıtmadığının Mardin Devlet Hastanesi ve Mardin Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün cevabi yazı içeriklerinden anlaşılmakla; atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 05.08.2013-01.11.2013 yerine 01.11.2013 olarak yazılması maddi yazım hatası olarak görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Askerlikten Kısmen Kurtulmak İçin Hile Yapmak Suçu Yönünden Yapılan İnceleme;
1632 sayılı Kanun'un 81. maddesinde “Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabip muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askerî vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şahadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt’aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.” hükmüne yer verilmiş olup, bahse konu suçun oluşumu için, askerlikten kısmen veya tamamen kurtulmak için hile yapılması, bu hilenin kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli olması ve sahte resmî belgenin işlem yapmaya yetkili mercilerde kullanılması gerekmektedir. Askerlikten kısmen veya tamamen kurtulmak için hile yapmak suçu netice suçu olmadığından, failin ayrıca askerlikten fiilen kurtulmuş olmasının suçun oluşumuna etkisi bulunmamaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; sanığın gerçeği yansıtmayan sağlık raporlarını Merkez Komutanlığına ibraz ederek askerlik hizmetinden kısmen kurtulmayı amaçladığı anlaşılmakla; suça konu eylemi sabit görülerek, Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bozma öncesi Askeri Mahkeme tarafından verilen 21.06.2016 tarihli hükmün Askeri Savcı tarafından temyiz edildiği anlaşılmakta ise de; askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna yönelik temyizin kapsamının aleyhe olmadığı ve temyize konu hükmün hapis cezasından çevrili adli para cezası olması karşısında; 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır.
A. İzin Tecavüzü Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Askerlikten Kısmen Kurtulmak İçin Hile Yapmak Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutularak infazın hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.