Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (4999 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 9 uncu maddesine eklenen son fıkra gereğince yapılan vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüz ölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışmasına itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Nazilli ilçesi .. Köyünde Devlet ormanlarının ve orman sınırları dışında kalan arazi kadastrosu 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 11 inci maddesi gereğince 28.01.2007 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen orman sınırlarına göre orman kadastrosunca yapılan ve 20.04.2007 tarihinde ilan edilen 4999 uygulamasına ilişkin olarak tutanak ve haritalara göre Nali Kayası-Langırt Kayası Devlet ormanındaki 520,521,522,523 ve 509 sayılı OTS hattındaki OTS taşlarının mazbata tarifine uygun olarak tesis edilmediği bu sebeple orman sınırlarında daralma olduğu iddiasıyla OTS taşlarının mazbata tarifine uygun olarak tesis edilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; orman sınır hattında herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi bozma ilamıyla; "keşif sonrasında düzenlenen 14.05.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidine göre 520,521,522,523 ve 509 sayılı OTS taşlarının bulunması gereken yerlerde olmayıp farklı yerlerde olduğunun tespit edildiği, 2011 yılında yapılan keşif sonrasında düzenlenen 01.07.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidine göre 520,521,522,523,510 ve 509 sayılı OTS taşlarının bulunması gereken yerlerde olduğunun tespit edildiği, Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilerek bilirkişi raporları arasında oluşan çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu, 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro tutanaklarının düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ilan edilmiş ise anılan düzeltme işlemine ilişkin belgeler temin edilerek yeniden OTS noktaları uygulanarak keşif yapılması gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... ili Nazilli ilçesi ... Köyü Nali Kayası - Langırt Kayası Devlet Ormanındaki 520-521-522-523-509 numaralı O.T.S hattındaki O.T.S taşlarının orman sınırları içerisinde olduğunun tespitine ve mazbatadaki tariflerine uygun olarak tesis edilmesine karar verilmiştir.

Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddialarıyla temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.