Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2018/267 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 7300 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 24 eşit taksitle tahsiline, karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri, usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, savunmasının dikkate alınmadığına, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Sanık ile hastanede tekniker olarak çalışan mağdur arasında rontgen sırası nedeniyle çıkan tartışmada sanığın, mağdura sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, sanık savunması, mağdur beyanı, tanık E.K.'nin anlatımı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin 19.08.2020 tarihli iptal kararı sonrasında verilen hükümde Yerel Mahkemece duruşma açıldığı ve basit yargılama usulünün uygulanmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'deki 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık E.K.'nin anlatımı ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görüşmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.