Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin, olay günü gece 21.00 sıralarında motosikletini etrafı duvar ile çevrili ikametinin bulunduğu apartman bahçesine direksiyon kilidi ile kilitleyip, istirahate ayrıldığı, sabah 08.00 sıralarında motosikletinin yanına geldiğinde çalındığını anladığı yolundaki beyanı ile UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin 06.00 doğduğu ve yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 06.00 'a kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, hırsızlık suçu bakımından, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesince artırım yapılması; konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından ise aynı Yasanın 116/1.maddesi yerine 116/1-4 maddelerinin uygulanması yoluyla fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150,234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiinin ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmiş olması, hırsızlık suçu bakımından ise sonuç cezanın 1 yıl hapis cezasının üzerinde kalacak olması nedeniyle TCK'nın 50. maddesi koşullarının bulunmadığı değerlendirilerek, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 1-hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesine; 2-hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 116/1, 31/3,62. maddeleri ile 50 ve 52. maddeleri gereğince sonuç cezanın 3 ay 10 gün süresince internet kafeye gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesi” tedbiri olarak belirlenmesine; 3-hüküm fıkrasından zorunlu müdafii gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ''bu dava sebebiyle yapılan 12,00 TL davetiye gideri ile 208,72 TL keşif gideri toplamı olan 220,72 TL nin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile hazineye irat kaydına” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.5.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.