Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; gerekçeli kararda yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığına dair açıklama bulunmadığına, 06.08.2010 tarihinde imar kirliliğine konu suç ile işbu davadaki imar kirliliğine konu suçun aynı eylemlerden kaynaklandığına dair bir tespit bulunmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 06.08.2010 tarihinde açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda söz konusu imar kirliliğinin halen devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın suça konu parselde bulunan binayı ruhsata uygun ... getirmediği, ruhsata aykırı olarak müştemilat binası yaptığı iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, olağanüstü zamanaşımı dolmuş olduğundan sanık hakkında düşme kararı verildiği belirlenmiştir.

1.Sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanık hakkında düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüştür.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.