Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Bozma sonrası sanık ... ... sorgusunun yapılması için çıkarılan yakalama emri sonucunda İstanbul ... Havalimanı Şube Müdürlüğü tarafından yakalandığı, üzerinden...adına düzenlenen pasaportun çıktığı, sanığın kolluktaki beyanında daha önce Türkiye'ye ... düzenlenmiş sahte pasaportla girdiğini, gerçek isminin...olduğunu ifade etmiş, sanığın fotoğraf ve parmak izi alınarak yapılan eşleştirmede ismi belirtilen iki şahsın da bilgilerinin aynı ve gerçek kimliğinin...olduğunun tespit edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanıkların araçla gelerek şikayetçinin yanında durup, banka ve hastane sordukları, aracı kullanan sanık ...'in yanında oturan sanık Farzam'ın cebinden para çıkartarak “Türk parasının en büyüğü bu mu?” diye sorduğu, şikâyetçinin yabancı olmaları nedeniyle yardım etme düşüncesiyle cebindeki para demedini çıkararak gösterdiği, sanık ...'ın para demedini alarak bakıyor gibi yaptığı ve şikayetçiye geri verdiği, şikâyetçinin oradan ayrıldıktan bir süre sonra paranın eksik olduğunu farkettiği olayda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 10.09.2015 tarihli 2015/3339 Esas, 2015/2425 Karar sayılı ilâmı ile eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesinde düzenlenen özel beceri ile hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.12.2012 tarihli ve 2012/1246 Esas. 2012/1853 Karar sayılı ilamı ile Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak, sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilerek, bu madde kapsamında hüküm kurulması,
Kabule göre de;

2. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan cezanın 10 ay hapis cezası olduğu ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.