Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve 2015/8047 Esas, 2017/10145 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2017/328 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; usulüne uygun uzlaştırma işlemleri yapılmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, kararın bozulmasına ilişkindir.
Sanığın, olay tarihinden yaklaşık 1,5 ay önce, Konya ilinde ayakkabı imalatı işi yapan katılanı telefonla arayıp, ayakkabı siparişi verdiği, ilk önce tereddüt eden ancak sanığın sürekli arayıp, paranın hazır olduğunu, ayakkabıları getirmesi halinde parayı alacağını söylemesi üzerine sanığa güvenen ve ikna olana katılanın, 09.08.2012 tarihinde, aralarındaki anlaşma çerçevesinde Merzifon ilçesi Balgöze Köyündeki bir çiftliğe ayakkabıları getirdiği ve sanığın talebiyle buraya indirdiği, bu sırada yeniden pazarlık yapıldığı ve 7.290,00 Türk Lirası ödenmesi konusunda anlaşıldığı, ancak sanığın üzerinde o miktarda para olmadığını, parayı almak için ilçe merkezinde bulunan bürosuna gitmeleri gerektiğini söylediği ve birlikte ilçe merkezine gittikleri, daha sonra sanığın büroda paranın olmadığını söylediği ve para bulmak için katılanın yanından ayrıldığı ve bir daha dönmediği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Bozma sonrası, dosyanın uzlaştırma işlemi yapılmak üzere uzlaştırmacıya gittiği, uzlaştırmacı tarafından sanık hakkında yakalama kararı bulunduğundan dosyanın iade edildiği bildirildiği tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkûmiyet kararı kurulmuştur.
A. Tebliğnamede Yönünden
Uzlaştırma kurumunu düzenleyen 5271 Sayılı Kanun'un 253 ncü maddesinin altıncı fıkrasına göre "Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanuni temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." hükmünün bulunduğu, uzlaştırma tarihi itibari ile sanık hakkında Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/44, Amasya İlamat ve İnfaz Bürosu 2017/181, Ankara Ağır Ceza İlamat Masasının 2013/1-5038 ve Çorum Ağır Ceza İlamat Masasının 2016/2/567 sayılı dosyalarından yakalama kararları düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle 5271 Sayılı Kanun'un Kanunun 253 üncü maddesi ile Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre uzlaştırma işleminin gerçekleştirilemeyeceği anlaşılığından, tebliğnamede bu hususta bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak söz konusu ilam nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2017/328 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.