SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Katılan SGK vekilinin 28.06.2016 tarihinde tefhim olunan hükmü 01.07.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne hasren temyiz ettiği, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden 18.08.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde resmi belgede sahtecilik suçundan verilen erteleme kararını da temyiz etmiş ise de işbu temyizinin süresinden sonra olduğu;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyizi dışında 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/220 E., 2016/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraatine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanık aleyhine delil bulunmadığı halde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
Katılan SGK vekilinin temyiz isteği; sanığın suç kastı açık olduğu halde dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesinin, resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan cezanın da ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Alp Ortopedi isimli iş yerinin sorumlu müdürü olan sanığın, protez ihtiyacı olan ..., ... ve ... isimli hastalara protez taktığı, protez bedellerinin katılan kurumdan tahsili için takılan protezlerin hastalarla uyumlu olup olmadığının ilgili hekim tarafından kontrol edilerek sanık tarafından düzenlenen faturaların arka kısmına imzalı ve kaşeli olarak şerh düşülmesi gerektiği, sanığın adı geçen hastalar adına düzenlediği faturalar arkasına ortopedi uzmanı ... adına sahte imza ve kaşe kullanmak suretiyle bu hususu şerh düşerek protez bedellerinin tahsili amacıyla katılan kuruma başvurarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraatine dair temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklandığı üzere katılan SGK vekilinin 28.06.2016 tarihinde resmi belgede sahtecilik suçundan yüzüne karşı tefhim olunan kararı 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 18.08.2016 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. İddia, savunma, tanık beyanları, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Suça konu arkasına uzman doktor adına sahte imza ve kaşe kullanmak suretiyle sahteleştirildiği iddia olunan faturaların, özel belge niteliği taşıdığı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanığın sabit kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 211 nci maddesinde öngörülen bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/220 E., 2016/183 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/220 E., 2016/183 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/220 E., 2016/183 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.