İNCELEME KONUSU
Mahkûmiyet
Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/597 Esas, 2018/1025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 73. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2020 tarihli ve 94660652-105-18-12130-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2021 tarihli ve KYB - 2021/2642 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2021 tarihli ve KYB - 2021/2642 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ankara Askeri Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanığın ... Merkez Tekirdağ adresine yapılan tebliğin adres bırakmadan ayrıldığının tespiti ile bila tebliğ dönmesini müteakip, mahkemesince yapılan adres araştırması neticesinde dosya arasında bulunan 10/12/2014 tarihli kolluk tutanağına göre mernis sisteminde yapılan kontrol neticesinde şahsın kayıtlı olduğu adresin “... Alanya /Antalya” olduğunun tespit edildiği, bu tespite rağmen sanığın daha önce bila tebliğ iade edilen adresi olan ... Merkez Tekirdağ adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre 24/12/2014 tarihinde tebliğ yapılarak kararın kesinleştirildiği, daha önce aynı adrese yapılan tebliğin bila tebliğ dönmesi ve sanığın mernis adresinin tespiti karşısında yapılan tebligatın usulsüz olduğu cihetle, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle inceleme konusu karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.