HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz isteği, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, makutu vekâlet ücretinin eksik hükmedildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

Sanık ...'nin temyiz isteği, cezanın ağır olduğuna ve hükmün temyizen bozulması talebine ilişkindir.

Sanık ...'nin temyiz isteği, babası cezaevinde olduğunda ağaçları maddi gelir için abisiyle kestiklerine, hükmün bu yönüyle incelenmesini talep ettiğine ilişkindir.

İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından gidildiğinde sanıkların kestikleri ağaçları araca yüklediklerinin görülmesi üzerine, şahısların araçla beraber durduruldukları, kesim motorunun istendiği, şahısların araçtan emvalleri boşaltarak suç mahallinden kaçtıkları ve yapılan inceleme neticesinde aracın terk edilmiş halde bulunması üzerine sanıklar hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında, suç olduğunu bilemediklerini, kestikleri ağaçların tamamını traktöre yüklediklerini ve dönüşte yakalandıklarını beyan etmiştir.

Sanık ... savunmasında ailede on kişiye baktığını, babasını cezaevinde olduğunu, yaptığından pişman olduğunu beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonuncu orman bilirkişi raporunda kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde yapacak nitelikte ağaçların motorlu testereyle kesildiği tespit edilmiştir.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, katılan lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ...Ü.T uyarınca 1800,00 TL maktu vekâlet ücreti yerine 1500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tutanağı, sanık savunması ve bilirkişi raporuna göre sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı ya da mükerrirlik hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.11.2013 olduğu,

Sanık hakkında aynı tür suçtan açılan ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/16373 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün bozulmasına karar verilen Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/419 Esas, 2016/87 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.11.2013 olduğu anlaşılmakla;

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde ağaç kesme suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekâlet ücretine ilişkin (F) bendinde yer alan "1500 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1800,00 TL" "ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.