Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; ele geçen eşyanın değerinin pek hafif olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hususunun değerlendirilmemesine, suç işleme kastının bulunmaması ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay günü önleme araması kararı uyarınca yolcu otobüsünde yapılan aramada sanığa ait olduğu tespit edilen toplam 840 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirilmiş, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; atılı suçu ikrar etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal " değer aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa, Dairemizin bozma ilâmı sonrası 25.03.2021 tarihli celsede kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirildiği halde sanığın belirtilen miktarı ödeyebilecek ekonomik durumunun bulunmadığını ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini açık olarak beyan ettiği görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle suçtan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, gerekçeli karar başlığında ... ve Gümrük İdaresinin katılan olarak gösterilmesi ve hangi katılan kuruma vekâlet ücreti verildiğinin hükümde açıkça gösterilmemesi, isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekâlet ücretine ilişkin fıkrasında “katılan kurum” ifadesinin “Katılan ... İdaresi” olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.