Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
Mahkemece, ilk kararda hükme esas alınan 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde bulunan binaya temel değeri hariç 123.603,70 TL değer belirlenmiş olup, Dairemiz bozma kararı dikkate alınarak bu bedelin değerlendirmede esas alınması gerekirken, bozma sonrası alınan ek raporda davalı idarenin kazanılmış hakkı göz ardı edilerek, bina bedelinin değerlendirme tarihine eskale edilmesi suretiyle bedel belirleyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak, fazla bedel tespiti,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının bedeli ilişkin birinci bendindeki (320.245,25) ve (19.664,60) rakamlarının çıkartılmasına, yerlerine sırası ile [(188.271,20 TL zemin bedeli ile 123.603,70 TL bina bedeli olmak üzere toplam 311.874,90) ve (28.035,00)] rakam ve kelimelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.