Davacı, murisi eşinin davalı ...’a ait Nakliyecilik işyerinde şöför olarak 08.05.2002-02.05.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu tarihler arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın, 5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu kapsamda, davacının çalışmalarını çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir.
Eldeki davada, davacının kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi için Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davalının davacının kardeşi olduğunu ve talep edilen dönemlerde kendi yanında çalıştığını kabul etmesi dahi bu tür davalarda tek başına davanın kabulüne yeterli değildir. Öte yandan, davacının 10.05.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, vefat ettiği 17.06.2006 tarihine kadar, 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak çalışması belirgin olmasına rağmen, Mahkemece, beyanı esas alınan tanık beyanlarında; davacının, 2005’ten, 2006 yılı başına kadar davalının yanında birlikte çalıştıklarını beyan ettiği, dinlenen diğer komşu işyeri tanıklarının da,

aynı şekilde talep edilen sürenin dışında da 2002 yılından beri murisin davalının yanında çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Oysa, davacının murisinin talep edilen dönem öncesinde de 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı mevcuttur.
Bu tür davalarda davacının murisinin çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın sigortalıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı, diğer taraftan davalı işverenin adına kaç tane kamyon olduğu ve davacının murisinin bunlardan hangisinde çalıştığı tespit edilmeli, davacı murisinin çalıştığını iddia ettiği dönemde teslim ettiği eşya veya taşınan mallar ile ilgili olarak taşıma irsaliyelerinin bulunup bulunmadığı, bu belgelerde sigortalının adının geçip geçmediği ve yapılan işten dolayı teslim edilen mallara ilişkin teslim belgeleri olup olmadığı araştırılmalı, davacı murisinin kullandığı araçlarla ilgili olarak dava konusu dönemde düzenlenmiş takograf ve trafik ceza kayıtları, faturalar ve irsaliyeler, araçların giriş-çıkış kayıtları gibi davacı murisi ilgili belgeler ve kayıtlar, araştırılarak, buna ilişkin yazılı belgelerin olup olmadığı araştırılmalı, ayrıca davalının kayıtlarına geçmiş diğer şöförleri tanık olarak dinlendikten sonra dava konusu dönemde davacının murisi ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa usulünce giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca, bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.