Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece 30 günlük askı ilan süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Malazgirt Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararının kesinleşmesine rağmen süresinde görevli mahkemeye başvurulmaması nedeniyle ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç usule uygun düşmemektedir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 28. maddesinin 2.fıkrasında kadastro davalarının hangi hallerde açılmamış sayılmasına karar verileceği tahdidi olarak sayılmıştır. Somut olayda öngörülen durum kanunda sayılan hususlardan hiçbirine uymadığı gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na göre daha özel nitelikte bir kanun olup Kadastro Kanunu'ndaki maddelerin öncelikle uygulanması gerekir.
Az yukarıda açıklanan nedenler gözetildiğinde mahkemece, dosyanın resen üst yazı ile Malazgirt Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, önceki hükümle Kadastro Hakiminin işten el çektiği gözardı edilip dosya yeniden ele alınarak temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen hükmü değiştirir nitelikte yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 12.05.2012 tarihli ek kararın BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.