Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 273 ada 82 ve 84 parsel sayılı 17.132,66 ve 20.396,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 273 ada 82 parsel sayılı taşınmazın 30.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.807,11 metrekarelik bölümünün davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile, davacı adına kayıtlı aynı ada 81 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle bağ vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, aynı bilirkişi raporunda 273 ada 82 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı ile 273 ada 84 sayılı parsele yönelik davanın ise reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 273 ada 84 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

2- Davalı Hazine temsilcisinin 273 ada 82 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur hava fotoğrafları olduğu halde, sadece 1984 ve 1986 yıllarına ait hava fotoğraflarından yararlanıldığı gibi, söz konusu hava fotoğraflarını inceleyen jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi raporunda, 1984 tarihli hava fotoğrafında taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin yapıldığı 1986 tarihli hava fotoğrafında ise bağlık alan olduğu belirtilmesine rağmen, dosya arasında bulunan güncel fotoğraflardan taşınmaz bölümünün taşlarla kaplı olup üzerinde de birkaç adet bakımsız bağ omcalarının görüldüğü anlaşıldığına halde, ara dönemlere ilişkin hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, keşif sonucu tek ziraatçi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, taşınmaz bölümünün toprak yapısı ve niteliği, zirai durumu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, taşınmaz bölümünün imar-ihyaya konu olup olmadığı ve olmuş ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında değerlendirme yapılmamış, Mahkemece söz konusu rapordaki taşınmaz bölümü üzerinde 40-50 yıllık bağların bulunduğu ve taşınmazın tarıma uygun olduğu şeklindeki dosya kapsamında bulunan taşınmaz bölümüne ait fotoğraflardaki görüntülerle çelişen eksik ve hatalı değerlendirmeyle yetinildiği gibi, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut ve yetersiz beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca, keşifte beyanları alınan mahalli bilirkişiler, tesbit bilirkişisi ve tanık beyanına göre dava konusu taşınmazın davacıya babasından kaldığı babasının da 18-20 yıl önce öldüğü nazara alınarak taşınmaz üzerindeki bağ omcalarının, davacının babasının diktiği belirtildiğinden aktif dava ehliyeti açısından, bu yerin davacıya ne şekilde kaldığının açıklattırılıp (HMK 31. md kapsamında) aktif dava ehliyeti sağlandıktan sonra işin esasına girilerek doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünü gösteren tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı zaman dilimine ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya arasına konulduktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, zilyetliğin terkedilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden, keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz bölümünü, komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, zilyetlik var ise ara verilip verilmediği, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz bölümü üzerinde olduğu belirtilen bağ omcalarının cinsi, adedi, yaşı ve dağılımını, taşınmaz bölümünün imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususlarını açıklayan ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmaz bölümünün sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.