Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı ... ve arkadaşları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 10.10.2015 tarihli rapor ve eki haritada (A1), (A2) ve (B2) ile belirtilen toplam 4.086,06 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Tortum Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/275 Esas, 2005/276 Karar sayılı veraset ilamına göre miras payları oranında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1,3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (A1), (A2) ve (B2) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde, davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Fen bilirkişi raporunda, dava konusu (A1) bölümünün kamulaştırma planı kapsamında kaldığı, (A2) ve (B2) bölümlerinin ise tespit harici bölümde kaldığı; ziraatçı bilirkişi raporunda, dava konusu (A1) ve (A2) bölümlerinin kumlu, tınlı ve çakıllı yapıda ve toprağının geçirgenlik oranının yüksek olduğu, bu durumun taşınmaza taşınan topraktan kaynaklandığı, taşınmazın evvelinde dere seviyesinde olduğu, bu seviyenin karayolları tarafından taşınmış toprak ile doldurularak yol seviyesine çıkarılmış olduğu, bu yükseltinin 5-6 metre olduğu, taşlılık problemin kısmen olduğu ve taşınmaz üzerinde geçici kurulu bir çardak bölümünün bulunduğu, yine (B2) bölümünün kumlu, tınlı ve çakıllı yapıda ve toprağın geçirgenlik oranının yüksek olduğu ve taşınmazın evveliyatında eğimli olduğu, ancak içerisinden hafriyat alınarak düzeltilmiş olduğu, bu sayede yol seviyesine indirildiği ve taşlılık problemin kısmen olduğu belirtilmiş olup, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin dosya kapsamındaki fotoğraflarına yansıyan görüntülerine göre de, işlenmemiş ve boş görünümünde olduklarının ve üzerlerinde davacılar ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından ekonomik amaca uygun şekilde sürdürülen bir zilyetliğin bulunmadığının belirlenmiş olması karşısında, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiğinin ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.