SUÇLAR: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz istemi; suç tarihinde ileri derecede psikolojik rahatsızlığının bulunduğuna, olay tarihindeki psikolojik durumuna göre karar verilmesi gerektiğine, para cezası uygulandığı takdirde mağdur olacağına ilişkindir.

Yapılan incelemede; sanığın askerlik hizmetini ifa ettiği esnada, 14.08.2015 tarihinde 9 gün süre ile Samsun iline sıhhi izne gönderildiği, sıhhi izin süresi 23.08.2015 tarihinde sona eren sanığın, rahatsızlığı nedeniyle 22.08.2015 tarihinde 10 gün yatak istirahatinin uygun olduğuna dair rapor aldığı, istirahat süresi bitmeden 29.08.2015 tarihinde de 7 gün istirahatine dair rapor aldığı, istirahat süresi 04.09.2015 tarihinde sona eren sanığa yol süre tablosuna göre Samsun-Erzurum arası 1 gün dönüş yol süresi tanındığında en geç 05.09.2015 günü saat 24: 00'a kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre izin tecavüzünde bulunduktan sonra 16.11.2015 tarihinde kendilinden gelerek Birliğine teslim olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; psikolojik rahatsızlıkları sebebiyle Birliğine katılamadığını beyan etmiştir.

Mareşal Çakmak Asker Hastanesi Baştabipliğinin 22.12.2015 tarihli ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda uyum bozuklukları tanısı konan sanığın askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiştir.

Sanık hakkında düzenlenen ek raporda; askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirtilmiştir.

Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin, 18.06.2020 tarihli raporunda, sanığın konusu suç teşkil eden eyleminin anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğininin geliştiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1,2. maddesinden istifade edemeyeceği tespitlerine yer verilmiştir.

Tetkik edilen dosya kapsamına göre;

1. İstirahat süresi sonunda Birliğine katılmayan sanığın eyleminin, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken aynı Kanun'un 66/1-a maddesinde düzenlenen, firar suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

2. Sanık hakkında Terme Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2012 tarihli ve 2012/59 Esas, 2012/324 Karar sayılı kararı ile verilen ve 11.07.2012 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarındaki üç yıllık denetim süresinin temyize konu suçun işlenmesinden önce sona erdiği, dolayısıyla suç tarihleri itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için gerekli objektif şartları taşıdığı halde sanığın denetim süresi içerisinde temyize konu suçu işlediğinden bahisle yasal imkansızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.