Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Çekişmeli taşınmazın, davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 158 ada 21 parsel sayılı taşınmaza tedavül gören 12.06.1962 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tescil edildiği, davacının aynı tapu kaydına dayanarak Hazine adına tescil edilen miktar fazlası kısmın adına tescili istemiyle dava açtığı, mahkemece davacının dayandığı tapu kaydı sabit sınırlı kabul edilmişse de yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, dayanak tapunun sınırları itibariyle bayır, hendek ve kayalık olup gayri sabit sınırlı miktarı kadar geçerli olup miktarının 5408 metrekare olduğu, kadastro sırasında tedavül gördüğü 158 ada 21 parselin miktarının 8.264,84 metrekare olduğundan çekişmeli taşınmaza ilişkin uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, ayrıca ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın yabani otlarla kaplı olduğunun belirtildiği ifade edildikten sonra, taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisi, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğünden gelen paftaların ise, düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, davacının hangi tarihte taşınmazın imar-ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte tamamladığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulması, imar ve ihyanın tamamladığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi, daha önce keşfe götürülmeyen 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nın 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 158 ada 34 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 08.06.2016 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 15.346,73 metrekare yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda çekişmeli 158 ada 34 parsel numaralı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan 27.06.2016 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda, 1973 ve 1983 tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede taşınmazın topoğrafik yapısı yönünden taşınmazda herhangi bir değişiklik tespit edilmediği, tarımsal amaçlı kullanıldığı belirtilen 158 ada 34 parsel sayılı taşınmazın çekişmeli (A) bölümü ile tarımsal amaçlı kullanılmayan (B) bölümü arasındaki hattın sınır teşkil edecek şekilde belirgin olmadığı, taşınmazın bulunduğu alanın imar-ihyası yapılmamış olan arazilerin gösterildiği açık renk tonuna sahip olduğu, (A) ve (B) alanları arasında tarımsal olarak kullanılan ve kullanılmayan alan olarak belirlenebilmeleri yönünde ayırt edici bir renk tonu farklılığının olmadığının tespit edildiği belirtilmiş olup, yine çekişmeli taşınmaz bölümününün dosya kapsamındaki fotoğraflarına yansıyan görüntülerine göre, taşınmazın işlenmemiş ve boş görünümünde olduğu, bu haliyle taşınmaz bölümü üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf lehine oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.