Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 13 parsel sayılı 144,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve ..., çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürmek suretiyle ... ile ... aleyhine dava açmış; taşınmazın tapu kaydının iptaline ve muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 118 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamı 3 pay kabul edilmek suretiyle eşit paylarla davacılar ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmazın davacıların kök murisi ...'dan kaldığı ve taksime tabi tutulmadığı iddiası ile tapu kaydının iptali ve tüm mirasçılar adına tescili istemiyle açılmış olup, ölüm tarihine göre, muris ... 'ın terekesinin, TMK'nın 701. maddesi gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, birlikte yapılması zorunlu olup, terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan kişi ya da kişilere karşı açılacak tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına dava açması mümkün ise de; bu şekilde açılan bir dava, tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemez. Bu halde, diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması, muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması gerekir. Somut olayda, dosyada bulunan veraset ilamı ve nüfus kayıtlarından, çekişmeli taşınmazın tapu kayıt maliki olan ...'ın, babası ...'in sağ olması nedeniyle kök murisin mirasçısı olmayıp, 3. kişi konumunda olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Mahkemece davacılara, murisleri ...'ın kendisi dışındaki mirasçısı ...'in davacı olarak davaya katılımını sağlamak veya muvafakatini almak, bunun mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanmasını temin etmek için süre ve imkan verilmesi ve bu yolla aktif dava ehliyetinin sağlanması halinde davanın esasına girilerek, iddia ve savunma çevresinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, tapu kaydının iptali istemli davaların iptali kayıt malikine yöneltilerek açılması gerekli olup, kendisine dava yöneltilenlerden ...'ın kayıt maliki olmaması nedeniyle davalı sıfatı bulunmadığına göre aleyhindeki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.