Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalılardan ...’in ölen eşinin arkadaşı olduğunu, aralarındaki güven ilişkisini kullanarak inşaat şirketi kuracağından bahisle dava konusu 185 ada 47 parsel sayılı taşınmazı için ...’a vekaletname verdiğini, davalı ...’ın vekalet görevini kötüye kullanarak çekişmeli taşınmazı davalılardan ...’a, onun da bir ay sonra diğer davalı ...’a, ...’ın da tekrar ...’a satışlar yoluyla devrettiklerini, temliklerin bedelsiz olduğunu, hatta davalıların taşınmazlarda bulunan kiracılarından kira bedellerinin kendilerine ödenmesi ile ilgili bir talep ve ihtarda da bulunmadıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescil istemiştir.
Davalı ..., taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, temlikten sonra diğer davalı ... ile olan ticari ilişkileri nedeniyle temliklerin gerçekleştiğini, diğer davalı ... da, davalı ... ile aralarındaki bayilik devri nedeniyle çekişmeli temliklerin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar arasındaki temliklerin muvazaalı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 4721 sayılı TMK'nun 6. ve 6100 sayılı HMK'nun 190. maddeleri uyarınca vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, koşulların varlığı halinde davacının vekilden tazminat isteyebileceği, oysaki davada tazminat isteği de bulunmadığına göre davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Davacının temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddine, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 25.20. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.