Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesi kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, eylemin ifade özgürlüğünü aşmadığına, atılı suçun oluşmadığına vesaire yöneliktir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın sosyal medya hesabından 13.02.2014 tarihinde “Abdestimden şüphem yok diyorsun Başçalan, peki ama sormak istiyorum: Bu kadar yolsuzluğu iki abdest arasında mı yaptın?" şeklinde, 25.02.2014 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapan mağdur ile mağdurun eşi ve kızının birlikte bulunduğu fotoğrafın altına ''Git o embesil kardeşinden paraları al'' şeklinde, 25.02.2014 tarihinde mağdurun ve eşinin birlikte bulunduğu fotoğrafın altına "Keşke o gece başım ağrıyor deseydin" şeklinde, 26.02.2014 tarihinde farklı saatlerde olmak üzere "Sokaklara çıkın ve bağırın ''hırsız vaaaar!'', ''Ha bu arada halaa Allah Diyenlere Selemüm Aleyküm Babacığım'', "Yuh yuh susanlara Yuh Yuh duyup bahane uyduranlara Yuh Yuh Allah diyenlere Yuh Yuh tüm bok yiyenlere Yujh Yuhhhhi", "Yalancı Aşağılık Hırsızzzz Vaaaaaarrrrrrrr!!!", "Yalancı Aşağılık Hırsızzzz Vaaaaaarrrrrrrr!!!", "Sevgili kardeşlerim Tayyibe oy vermeyi düşünenler lütfen beni silin ki dostlarını bileyim" şeklinde yazılar yazarak mağdur Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına hakaret ettiği iddiası ile açılan davada; sözlerin kırıcı, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yaptığı paylaşımlarda eleştiri sınırlarının aşıldığı, sarf edilen sözlerin fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın bu paylaşımları yaparak suç tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapan mağdurun ..., ... ve saygınlığını rencide ederek üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçunu işlediği, suçun yasal unsurlarının oluştuğu kanaatine varıldığından İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın facebookta paylaştığı yazıların mağdurun ..., ... ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil isnadı niteliğinde olduğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ereğli (Konya) 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.