Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/404 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 360,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
1.Katılanın facebook sosyal paylaşım sitesindeki Samsung Galaksi S-4 marka cep telefonunun 179,00 TL fiyatla satıldığına dair reklamı gördüğü, reklamın bulunduğu sayfaya giriş yaparak burada bulunan sipariş formunu doldurduğu ve katılanın cep telefonundan teyit amaçlı arandığı bilahare sipariş ettiği, sanık tarafından gönderilen cep telefonuna ilişkin kolinin PTT görevlilerince katılana teslim edildiği, katılanın gerekli ödemeyi yaptıktan sonra koliyi açtığında sipariş ettiği Samsung Galaksi S-4 marka cep telefonu yerine Delorme marka saatin gönderildiği bu şeklide sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen adli para cezasının hesaplanmasına ilişkin uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/404 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilk paragrafına "zararın miktarı " ibaresinden önce gelmek üzere "aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.