HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteğinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ...'nin temyiz isteği, kesim sahasında kesim yaptığına, arta kalan emvalleri topladığına, kaçak kesim yapmadığına ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiin yokluğunda verilip 28.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 ayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'nin Temyiz İsteği Yönünden
İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından gidildiğinde sanık ...'nin kullamındaki aracın durdurulduğu ve emvallerin taşıma belgesinin olmadığının anlaşıldığı, araç izleri takip edilerek tespit edilen dip kökler ile emvalin uyuştuğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, kesim işinden arta kalan odunları kardeşiyle kamyona yüklediklerini, suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Orman bilirkişisi raporunda orman sınırları içinde yapacak nitelikte ki ağaçların motorlu testereyle kesildiği tespit edilmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması ve bilirkişi raporuna göre sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yada mükerrir olup olmadığı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.11.2013 olduğu,
Sanık hakkında aynı tür suçtan açılan ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/16375 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün bozulmasına karar verilen Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/436 Esas, 2015/613 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.11.2013 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde ağaç kesme suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sanık hakkında gerekçeli kararda kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği belirtilmesine rağmen hükümde hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiin yokluğunda verilip 28.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.