Mahkumiyet
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde,
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, hükmün kaldırılmasına ve sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, eksik araştırma ile karar verildiğine, savunmanın hayatın olağan akışına uygun olduğuna, sanığın eyleminin suç olarak kabul edilemeyeceğine, sanığa suç isnat edecek yeterlilikte delil bulunmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; mağdur ... ile inceleme dışı sanık ...'in boşanmış olduğu eski eşi tanık G. arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, olay gecesi sanık ...'in eski eşi tanık G.'nin yabancı bir şahısla araç içerisinde olduğunu öğrenmesi üzerine sinirlenerek diğer sanıklarla birlikte mağduru aramaya başladıkları, mağdurun evinin önünde olduğunun arkadaşları tarafından bildirilmesi üzerine, olay yerine giderek mağduru darp etmek suretiyle zorla araca bindirip ıssız bir alana götürdükleri, burada darp etmeye devam ettikleri sırada olayı ihbar alan polisin inceleme dışı sanık ...'a telefon üzerinden ulaşması sonrasında sanıkların mağduru karakola teslim ettikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının yapmış olduğu istinaf talebi kabul edilerek hükmün kaldırılmasına, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mağdurun olaydan hemen sonra alınan beyanı, sanık ...'nin tevil yollu ikrar içeren savunması, diğer sanıkların ifadeleri, tanık beyanları, adli muayene raporu, HTS kayıtları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli, 2018/2699 Esas sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.