Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde satış elemanı olarak işe başladığını şirket tarafından kendisine tahsis edilen araca verilecek zararların teminine yönelik, vadesiz her biri 5.000,00 TL olmak üzere 2 adet senet imzalattırıldığını, hiçbir gerekçe gösterilmeden işine son verildiğini, bunun üzerine maaş ve tazminat alacaklarını talep etmek için şirkete gittiğinde kendisini bir bahane ile uzaklaştırdıklarını daha sonra taleplerini yenilemesi üzerine daha önce imzaladığı senetleri aleyhine kullanacaklarını söylediklerini işe giriş sırasında imzalatılan senetlere karşı borç teşkil edecek hiçbir borcunun bulunmadığını iddia ederek senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının birleşen dosya dava dilekçesinde; davacının telefon abonelik satışlarından doğacak prim ile çalıştığını, davalı tarafından kendisine araç tahsis edildiğini, verilebilecek hasara teminat olarak 2 adet 5000,00 TL lik senet imzalatıldığını, davalı şirket tarafından işten çıkarıldığını, alacaklarını talep ettiğinde teminat olarak aldıkları 2 senetle tehdit ettiklerini, senetlerin iptali için dava açtığını iş bu dava dosyasına gönderildiğini davalıya karşı hiçbir borcunun bulunmadığını iddia ederek ödenmemiş işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde pazarlamacı olarak çalıştığını, kurumsal satış yaptığını, kurumsal firmalara hat satttığını, prim aldığını, ...'nın yatırımlarına karşılık bazı önlemler aldığını, buna göre ilk 5 faturası ödemeyen hatlara ceza tahakkuk ettirildiğini, davacının ... Tekstil Ltd.Şti ve Kavram Eğitim Hizm. Ltd.Şti ve ... Özel Eğitim Ders. Ltd.Şti'nin müşteri temsilcisi olduğunu, bu 3 firmaya hat sattığını, fakat bu firmaların ilk 5 ay faturası ödemediğini,bunun üzerine ... tarafından müvekkili şirkete ceza faturası kesildiğini, bu zarara davacının sebebiyet verdiğini, iş akdi sonlandıktan sonra taraflar bu zarar nedeniyle 10.000,00 TL ödenmesi konusunda anlaştıklarını, 2 adet bono tanzim ederek müvekkile verdiğini, fakat bonoları vadesinde ödemek yerine menfi tespit davası açtığını, davacının iş akdinin işyerine büyük zarar vermesi nedeni ile sonlandırıldığını, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davacının işverene verdiği zarar nedeni ile feshedildiğine ilişkin davalıya herhangi bir bildirim yapılmadığı, bu konuda davacıdan herhangi bir savunma alınmadığının belirtildiği, davacının iş sözleşmesinin fesih gerekçesinde çelişkiye düştüğü görülmüş, birleşen 2011/644 Esas sayılı dosya içerisinde davalı tarafından sunulan delil listesinde davacının müşteri temsilcisi olduğu ve ...'nın fason satış kabul edilerek davalı şirkete ceza faturası kestiği ... Tekstil, Kavram Eğitim Hizmetleri, ... Özel Eğitim Hizmetleri firmalarının abonelik sözleşmeleri ile ... tarafından kesilen cezaya ilişkin fatura ibraz edildiği, ... tarafından kesilen faturanın tetkikinde davacıya"..." adı altında 23.550,91 TL ve 18.627,67 TL lik iki adet ceza faturası yazıldığı ancak bu ceza faturalarının kesilme tarihinin 19/09/2011 tarihi olarak gösterildiği, davacının iş sözleşmesinin 18/05/2011 tarihinde sona erdirildiği bu nedenle bu faturaların davacının iş akdinin fesihi ile ilgisinin olmadığı, fesih tarihinden çok sonra ceza verildiği,davalı tarafın ... tarafından verilen cezalar nedeni ile iş sözleşmesinin fesihine ilişkin ... ya yazılan yazı cevabında davalıya kesildiğinin sabit olduğunu söz konusu yazı içeriğinde sadece 4.632,00 TL YTS cezasının davalıya yansıtıldığı, diğer cezai işlemlerin ilgili firmalara yapıldığı, davacının yapmış olduğu işlemler nedeni ile ... tarafından davalıya iddia edilen miktar tutarında ceza verildiğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı, çok sayıda hat sözleşmesi yapılmasına rağmen davalı firmanın doğrudan davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ödenmeyen faturalardan dolayı doğrudan davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ödenmeyen faturalardan dolayı kesilen cezalardan dolayı davacının iş sözleşmesinin feshedilmeyeceği kanaati ile davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıcak şekilde sonlandırıldığı ile bir kısım işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanılmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Ayrıca HMK. nun 297/2. Maddesinde hükmün hiçbir tereddüde yol açmayacak şekilde açık olması da emredilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesi ile senetlerin iptalini talep etmiş Mahkemece gerekçe oluşturmadan hüküm kısmında bu senetlerin iptaline karar verilmiştir. Gerekçe oluşturulmadan karar verilmesi Anayasa ve HMK'nın 297.inci maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.