Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin beyanı, adli muayene raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde çocuk yaşta olan mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini ellerini kelepçeleyip, ayaklarını zincirlemek suretiyle zorla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, cebir kullanılarak gerçekleştirilen eylemin TCK'nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilerek aynı Kanunun 109/2, 109/3-e, 109/3-f maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde aynı maddenin birinci fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, mahkum olduğu 1 yıl 8 aylık hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ait bir hizmette bulunmaya ilişkin güvenlik tedbirleri ile aynı fıkranın ''e'' bendinde söz edilen ve uygulanıp uygulanmaması takdire bırakılan hak yoksunluklarına ilişkin olanlar hariç anılan maddenin uygulanması zorunlu olduğu halde bu hususta bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.