... ile ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.05.2010 gün ve 27/53 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili, vekil edeninin dava dışı 176 ada 2 parselin maliklerinden olup, bitişikte bulunan dava konusu 176 ada 1 parselde 6500 m2,168 ada 10 parselde ise 1600 m2 yere zilyet olduğunu belirterek, tapu kayıtlarının kısmen iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Köyü vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağına göre, 4500 m2 yüzölçüme sahip dava dışı 176 ada 2 parsel, 1937 tarih 304 tahrir numaralı vergi kaydının miktarı ve sınırı kapsamında kaldığı, kayıt mükellefinin ölümü ve taksimler sonucunda 85/96 payının eldeki davanın davacısı ..., 11/96 payı ise dava dışı kardeşi ... adına kadastro yoluyla tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu 176 ada 1 ve 168 ada 10 parsellerin ise tarla niteliği ile davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmesi üzerine, Hazine tarafından her iki parsel hakkında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile Meriç Kadastro Mahkemesine açılan davanın yargılaması sonunda verilen 28.12.1988 gün, 1997/156 Esas 1998/289 Karar nolu hükümde “kamışlık niteliğiyle köy orta malı olarak sınırlandırılmasına” karar verilmiş ise de; temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 08.06.1999 gün 1999/1835 Esas 1999/2179 Karar sayılı ilamıyla “tarım arazisi niteliğinde olduğu, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle Büyükaltıağaç Köyü Tüzel Kişiliği adına tesciline” şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; hüküm bu haliyle 28.07.1999 tarihinde kesinleşerek tapu siciline tescil edilmiştir. Anılan bu hükümle dava konusu parsellerin orta malı niteliğinde olmayıp özel mülkiyete elverişli tarım arazisi niteliğinde olduğu sabit olmuştur.
Davacı vekili, miras ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebeplerine dayanarak tapu kayıtlarının kısmen iptali ile tesciline karar verilmesini istemiştir.
16.05.2008 tarihinde taşınmazların bulunduğu yerde yapılan keşifte dinlenen davacı ve davalı tanıkları; dava konusu taşınmaz bölümlerinin tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süreden beri babası ile davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunu bildirmişler, teknik bilirkişi Hüseyin Yıldız, düzenlediği 16.05.2008 tarihli krokili raporunda davacının zilyetliğindeki 1600 m2 yüzölçümlü A harfli yerin 168 ada 10 parsel, 6500 m2 yüzölçümlü B harfli yerin ise 176 ada 1 parsel içinde kaldığını belirlemiştir. Bu açıklamalara göre, davacı ...’in bitişik dava dışı 176 ada 2 parseldeki payı ve lehine kazanma koşullarının oluştuğu miktar da gözönünde bulundurularak davalı her iki parsel bakımından tapudaki 85/96 payı gözetilerek (Çünkü kaydın 11/96 payı Zeynep'e aittir) davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen değişik gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin açıklanan bu nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarında BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.