Dolandırıcılık, hakaret ve cinsel taciz suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılandan araba satın aldığı, karşılığında 10.000 TL bedelli senet verdiği, bu aracın devrini kendi üzerine almadan aracı başkasına devrettiği ancak senet bedelini ödemediği, katılanın araç bedelini istemesi üzerine "benimle saunada birlikte olursan sana bononun bedelini öderim", "senedin bedelini alabilirsen, gel al, para yerine s...mi alırsın" gibi sözler söyleyip, mesajlar attığının iddia edildiği somut olayda,
A)Sanık hakkında hakaret ve cinsel taciz suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın katılana hakaret ettiği ve cinsel tacizde bulunduğuna dair soyut beyanlar dışında somut delil bulunmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B)Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Katılanın, sanığın aracı üzerine devralmadan üçüncü kişilere sattığını, kendisinde bulunan senet ile sanık aleyhinde icra takibi başlattığını ancak sanığın malvarlığının olmaması nedeniyle alacağını tahsil edemediğini beyan etmesi karşısında, sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin ayrıca yapılan satışın zamanında tespiti amacıyla, bahse konu aracın tüm satış evraklarının temin edilmesi, ayrıca katılanın ifadesinde belirttiği icra dosyasının araştırılıp onaylı bir örneğinin dosya arasına alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle sanık hakkında beraat hükmü verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.