... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.03.2012 gün ve 94/22 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 389 ada 664 parsel ... taşınmaz içinde kalan üç parça yerin dedesi Hristoma Hortora'nın zilyetliğinde iken Gökçeada noterliğince düzenlenen 11.09.1959 tarihli senet ile annesine devredildiğini, 1977 yılında da annesi tarafından pirika olarak müvekkiline verildiğini ve 30 yılı aşkın süredir taşınmaz davacı tarafından kullanıldığından, bu üç parça yerin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, 27.12.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde davanın reddine kararı verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 389 ada 664 parsel ... taşınmaz 26.11.1998 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliğiyle 135 hektar 7367,49 m2 yüzölçümlü olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, tespite yapılan itiraz sonucu Gökçeada Kadastro Mahkemesi'nin 1999/1 Esas 2000/26 Karar ... kararının 09.04.2001 tarihinde kesinleşmesiyle Hazine adına tapu kaydı oluşmuştur.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz içerisinde kalan üç parça taşınmazın atalarından kaldığından kendisine ait olması gerekirken davalı adına tescil edildiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Zilyetlik maddi olaylardan olup, yerel bilirkişi ve tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür (3402 s.KK. m. 14/1). Bu nedenle davetiye ile gelmeyen mahalli bilirkişi ve tanıkların kolluk gücü aracılığı (HMK. M.245, HUMK m.253) ile getirtilip zilyetliğin başlangıç ve sürecinin taşınmazın öncesinin
ne ve kime ait olduğunun, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının, uyuşmazlık konusu olan bu yerin, halen kimler tarafından zilyet ve tasarruf edildiğinin kendilerine sorularak açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde 261/1. maddesi gereğince çelişkinin giderilmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.