1- TCK'nın 302/1, 31/3-son, 62/1,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 6136 sayılı Kanunun 13/2, TCK'nın 31/3, 62/1,52/2-4,63,54/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların yakalanmadan önce bulundurdukları el bombaları ve roket atarlar nedeniyle tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan TCK'nın 302/2. maddesi yollamasıyla TCK'nın 174. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için zamanaşımı içerisinde her zaman dava açılması mümkün görülmüştür.
1- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yaş indiriminin, TCK'nın 302/1. maddesi ile belirlenen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası üzerinden yapıldığı dikkate alındığında, TCK'nın 31/3. maddesinin ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezası dışındaki cezalar için uygulanma imkanı bulunan son cümlesinin uygulanması suretiyle cezanın 12 yıla indirilerek eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güvenlik güçlerince yapılan arazi arama ve tarama faaliyeti sırasında kamufle edilmiş girişinden şüphe edilen ve çok katlı olup muhtelif giriş ve çıkışları bulunduğu anlaşılan mağaraya yaklaşıldığı, giriş mahallinde dört adet şarjörü takılı ve tam dolduruşta kaleşnikof silahların farkedildiği, nöbet mahallinde olan ve silahlardan uzakta bulunan ... (...) adlı örgüt mensubunun teslim olmayıp mağara içine doğru kaçıp diğer örgüt mensuplarına haber verdiği,
Mağara içine doğru ilerleyen güvenlik güçlerinin eksi ikinci katta RPG-7 roket atar ve sevk fişekleri, anti personel roketatar ve kaleşnikof tüfek gibi silahlar, CD/DVD oynatıcı, dizüstü bilgisayar, televizyon ve örgütsel dökümanlar gibi malzemelere rastladıkları, mağara içinde iç içe geçen odalarda örgüt mensuplarına ait diğer malzemeleri buldukları, bu mahalden aşağıya mağaranın derinliklerine doğru yapılan arama sırasında sanık ...'ın bir çukurun içerisine gizlenmiş ve naylonlar ile örtünmüş biçimde üzerinde iki şarjör ve el bombası ile yakalandığı, bu sırada el bombasına davranan sanığın güvenlik güçlerince engellendiği, sanığın bu mahalde ... (...)'nın uyarısı üzerine uzakta bulunan silahını almaya fırsat bulamadan kaçıp saklandığının anlaşıldığı, yakalanması üzerine sanığın mağara içerisinde altı örgüt mebsubunun olduğunu bilmesine rağmen üç örgüt mensubu olduğunu bildirerek güvenlik güçlerini yanılttığı,
Sanık ...'ın teslim alınmasından yarım saat sonra sanık ...'nın saklandığı mahalden bir ip yardımı ile ve silahsız olarak yukarıya çekildiği sırada kendisini çeken güvenlik görevlisinin silahına sarılıp almak istediği, müdahale edilerek engel olunup kontrol altına alındığı,
Bu iki örgüt mensubunun teslim alınmasından on beş dakika sonra başka dosya sanığı ... (...) ... ...'un teslim alındığı,
Bu aşamadan sonra güvenlik güçlerinin sanık ...'ı yanlarına alarak mağara içinde kontrollere devam ettikleri sırada, mağaranın en derin mahallinde kayalık arkasına saklanan ... (...) adlı örgüt mensubuna rastladıkları ve "teslim ol" çağrısında bulunulduğu, elindeki silahı bırakan örgüt mensubunun aynı anda güvenlik güçlerinin üzerine doğru el bombası atması ve bir güvenlik görevlisinin yaralanması nedeniyle mağarada meydana gelen çatışma nedeniyle mağaranın çökerek kapandığı ve bu örgüt mensubunun ele geçirilemediği, ayrıca iki örgüt mensubunun daha mağara içinde mevcudiyetleri bilinmesine rağmen yakalanamadıkları, sanıkların ani gelişen operasyon ve silahlarından uzakta bulunmaları nedeniyle silahlarını almaya fırsat bulamadıkları, ... (...)'nın el bombası kullanması nedeniyle mağaranın çökmesinde görüldüğü gibi el bombası ve diğer patlayıcıların mağara içerisinde kullanılmasının risklerini bildikleri, olayın meydana geliş biçimi operasyonun gerçekleştirildiği ortam ve süreç, sanıkların teslim olmaya yönelik bulunmayan, aksine eylem ve fikir birliği içerisinde çok iyi bildikleri mağara imkanlarını da kullanarak güvenlik güçlerini tuzağa düşürüp öldürmeyi hedefleyen ve bizzat öldürmeye matuf el bombasına davranma, silaha sarılma ve ... (...) adlı örgüt mensubunun gerçekleştirdiği el bombası atarak yaralama şeklindeki eylemine zemin hazırlama fiillerinin mensubu bulundukları silahlı terör örgütünün amaçladığı suçun gerçekleştirilmesine yönelik vehamet arz eder nitelikte bulunduğundan, mahkemenin hukuki nitelendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vehamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesine göre çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 2 numaralı hükmün 8 numaralı bendinden "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin TCK'nın 52/4. maddesi son cümlesi gereğince suça sürüklenen çocuklara ihtarına" ibaresi çıkartılarak, yerine "adli para cezasının ödenmemesi halinde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin 4 ve 11. fıkraları gereğince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre işlem yapılmasına" ifadesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.