Taraflar arasında görülen davada Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2012/63-2012/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya resmi hastalık kasası kurumu olduğunu, müvekkilinin sigortalısı olan ...un davalı ...'nin sevk ve idaresindeki davalı kooperatifin mülkiyetinde olan araç içinde yolcu iken meydana gelen kazada yaralandığını, araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunarak ceza mahkemesince mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkili tarafından sigortalı için şimdilik 27.254,03 Euro tedavi gideri yapıldığını belirterek davalı kooperatifin adına kayıtlı tüm araçların üzerine ihtiyati tedbir/haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 389. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi yer aldığı, eldeki davanın maddi tazminat davası olup, dava sonucunda tedbir talep edilen menkuller hakkında herhangi bir karar verilmeyeceği, uyuşmazlığın bu mallara ilişkin olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin, yine İİK'nun 257/1. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesinin yer aldığını, ihtiyati haciz talep edebilmek için bir borcun alacaklısı olunması gerektiği, davacının alacaklı olup olmadığının ancak dava sonunda ortaya çıkacağı gerekçesiyle de ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup davacı vekili davalıların işleten ve sürücüsü bulunduğu araçta yolcu olan ...un yaralandığını ve yaralananın tedavi masraflarının müvekkilince karşılandığını, davalıların kusurlu olduğunu beyan ederek alacağın teminat altına alınabilmesi için İİK'nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talep etmiştir.
İİK'nun 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Mahkemece, alacağın yargılamayı gerektirdiği, davacının alacaklı olup olmadığının ancak dava sonucunda ortaya çıkacağı gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de tüm alacakların hüküm altına alınması yargılamayı gerektirdiğinden mahkemenin gerekçesi İİK'nun 257/1 maddesi ile bağdaşmamaktadır.
Davacının ibraz ettiği belgeler İİK'nun 258. maddesi gereği mahkemeye kanaat getirecek mahiyette bulunduğundan ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.