Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 830 ve 951 parsel sayılı sırasıyla 9850 m2 ve 38700 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 Sayılı yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ...'ın miras bırakanı ... tarafından davalı Hazine ve Kuyulusebil Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. 830 parsel sayılı taşınmaz ise aktarılan davaya rağmen davalı ...'ın askı ilan süresinde dava açması üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 5.11.1985 gün 1983/261-1985/183 E.K sayılı temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen ilamı nedeniyle dahili davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 951 Sayılı taşınmaz ise Hazine adına tespit ve tescil edilmiş bilahere İskan yoluyla dahili davalılar ... ve paydaşları adına temliken tescil edilmiştir. Mahkemece 830 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine, taşınmazın kesinleşen tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 951 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; 830 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hüküm; davacı ..., 951 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hüküm ise davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre 830 parsel sayılı taşınmazın 4753 Sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tescil edildikten sonra 1967 yılında dahili davalı ...'a toprak tevzii suretiyle verildiği ancak işlemleri tamanlanmadığı, dahili davalı ... tarafından da tespit tarihine kadar koşullarına uygun olarak zilyet ve tasarruf edildiği anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 830 parsel sayılı taşınmaz hakkında oluşturulan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 4 TL harcın davacı taraftan alınmasına,

2-Hazine'nin 951 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul hükümlerine uygun değildir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK.nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk kuralına göre, hakim tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Bu nedenledir ki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu kanunun uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan Tebligat Tüzüğü tamamen şekli ve emredici hükümler içermektedir. Tebligatın usulüne uygun biçimde yapıldığı ve tarihi ancak tebliğ belgesi ile kanıtlanabilir. Geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için anılan kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntısına kadar uygulanması ve uygulandığının tebliğ tutanağında belgelendirilmesi zorunludur. Tebligatın kanun ve tüzükte belirtilen usule aykırı olarak yapılması halinde aynı Kanunun 32. maddesi hükmüne göre muhatabın öğrendiği tarihin tebliğ tarihi sayılması gerektiği de kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince 951 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt malikleri olan ve davaya dahil edilen ... ve paydaşlarına ... İlçesi ... Köyü adresinde yapılan tebligatlarda adreslerinde bulunamadıkları gerekçesiyle tebligatlar köy muhtarına bırakılmış, bulunamama sebepleri yazılmamış, aynı adrese yapılan temyiz dilekçelerinin tebliğinde ise tebligatlar Karapürçek/Ankara adreslerine havale edilmiş ve bu adrese tebligatlar yapılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece dahili dava dilekçesi ve ilk duruşma oturum gününün davalıların oturduğu Karapürçek/Ankara adresi yerine ... Köyü/... adresine tebliği usulüne uygun yapılmış bir tebliğ değildir. Bu şekilde yapılan tebligatın kanun ve tüzüğe uygun olduğundan, bir başka deyişle taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Öte yandan davalılar yargılamanın hiçbir oturumuna katılmamıştır. Savunma ... kısıtlanarak hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma oturum günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmeli, davaya karşı diyecekleri, varsa delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece, ilk duruşma oturum günü ve dava dilekçesi tebliğinin usulsüz olduğu, dahili davalı ... ve paydaşlarının savunma hakkının kısıtlandığı gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 951 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.